KimdirNedir.Com

Türkiye'nin Hukuk Rehberi

Kategori: Hukuk Terimleri

  • Non Bis İn İdem Nedir? Neye Denir?

    Non bis in idem (Aynı fiilden iki kez yargılama olmaz ilkesi), evrensel ceza hukukunun ve ceza muhakemesinin temel kalkanı olup, “bir kişinin, işlediği aynı fiil ve aynı suç nedeniyle birden fazla kez yargılanamayacağını ve iki kez cezalandırılamayacağını” ifade eden anayasal hukuk ilkesidir.

    İlkenin Doktrinel ve Evrensel Temelleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “aynı fiilden dolayı ikinci kez davanın açılamayacağı ve ceza verilemeyeceği kuralı” olarak açıklanır. Latince kökenli bu ilke, adli istikrarın ve insan haklarının temel güvencesidir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ukūbât (cezalar) maddelerinde açıklandığı üzere; İslâm ceza hukukunda bir suç için belirlenen had veya kısas cezası infaz edildikten sonra aynı fiil için ikinci bir ceza (ta’zîr dahi olsa) verilemez.

    CMK m. 223/7 Açısından Non Bis İn İdem

    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesi uyarınca; “Aynı fiil nedeniyle aynı sanık hakkında önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” Bu ilke, kesin hüküm (res judicata) müessesesinin ceza muhakemesindeki yansımasıdır.

    Edebi Eserlerde İlkenin Yansıması

    İkinci kez yargılanma korkusunun bittiği, mahkeme kararının bağlayıcılığı edebiyatımızda şöyle yer bulur:

    “Hâkim davanın reddine karar verdiğinde, aynı suçlama yüzünden bir daha adliye koridorlarında yargılanmayacağını (**non bis in idem**) bilmenin huzurunu yaşadı.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Aynı fiil nedeniyle daha önce verilmiş kesin İlam varsa davanın reddi gerekir. Suç oluşturan eylemler Cürüm niteliği taşır. Mahkemenin kararı nihai Hüküm niteliğindedir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Non bis in idem ilkesi ne anlama gelir?

    Aynı eylemden dolayı bir kişi hakkında ikinci kez ceza davası açılamaz ve ikinci kez ceza verilemez.

    2. Hem idari ceza hem adli ceza verilmesi bu ilkeye aykırı mıdır?

    Anayasa Mahkemesi kararlarına göre; idari yaptırım ile ceza yaptırımının koruduğu hukuki yarar ve nitelik farklı ise ikisinin birlikte verilmesi kural olarak ilkeye aykırılık oluşturmaz.

  • Neşriyat Nedir? Neye Denir?

    Neşriyat, basın hukuku, telif hukuku ve yayın mevzuatında, “basılmış veya dijital ortama aktarılmış gazete, dergi, kitap, bildiri gibi yayımlanan her türlü yazılı ve görsel eserler bütünü, yayınlar” anlamına gelir.

    Neşriyat Kavramının Hukuki ve Fıkhi Boyutu

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “yayınlar, basılı eserler dizisi” biçiminde açıklanır. Fikri mülkiyet ve basın hürriyeti sınırlarını çizmekte kullanılan şemsiye bir kavramdır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi matbaa ve basın maddelerinde vurgulandığı üzere; neşriyat faaliyetleri toplum zihnini şekillendirdiği için kamu düzeni ve kişilik haklarının korunması açısından hukuki denetim altında tutulmuştur.

    Basın Kanunu ve Neşriyat Yoluyla İşlenen Suçlar

    5187 sayılı Basın Kanunu uyarınca neşriyat yoluyla işlenen hakaret, iftira veya gizliliğin ihlali suçlarında cezai sorumluluk; eserin sahibine, sorumlu müdüre ve yayıncıya ait yasal silsileye göre belirlenir.

    Edebi Eserlerde Neşriyat Kavramı

    Yayın dünyası ve matbaa kokan sayfalar edebiyatımızda şöyle resmedilmiştir:

    “Matbaanın kapısından her gün dökülen o siyasi **neşriyat**, fikir hayatını dalgalandırırken adliye koridorlarında yeni davaların açılmasına yol açıyordu.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Yayınların teker teker basılıp dağıtılması Neşir işlemidir. Telif haklarının alıntılanması İktibas kurallarıyla sınırlanır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Süreli neşriyat ne demektir?

    Belli aralıklarla (günlük, haftalık, aylık) yayımlanan gazete ve dergi gibi yayınlardır.

    2. Neşriyat yoluyla kişilik hakları ihlal edilirse ne yapılabilir?

    Erişimin engellenmesi, cevap ve düzeltme (tekzip) hakkı ile maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

  • Neşir Nedir? Neye Denir?

    Neşir, anayasa ve idare hukukunda, “kanun, yönetmelik, kararname ve idari düzenlemelerin yetkili yayın organında (Resmi Gazete) yayımlanarak kamuoyuna duyurulması, neşredilmesi” işlemidir.

    Neşir Müessesesinin Hukuki ve Fıkhi Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “yayımlama, duyurma, Resmi Gazete’de ilan etme” olarak açıklanır. İslâm hukuk usulünde kanunların aleniyet kazanması ve ceza hükümlerinin uygulanabilmesi için izhar ve neşir (duyuru) şart kılınmıştır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ilan ve neşir maddelerinde belirtildiği üzere; duyurulmayan bir kuralın vatandaşa yükümlülük getirmesi “kanunsuz ceza olmaz” ve adalet ilkeleriyle çelişir.

    Anayasa m. 104 ve 148 Uyarınca Neşir

    TBMM tarafından kabul edilen kanunlar Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanmak üzere Resmi Gazete’ye gönderilir. Kanunun neşir tarihi, aksi belirtilmedikçe yürürlük tarihinin başlangıcıdır.

    Edebi Eserlerde Neşir Kavramı

    Resmi haberlerin yayımlanması ve gazete sayfalarındaki ilanlar edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Hükümetin **neşir** ettiği o yeni kararname, ertesi sabah matbaalardan çıkıp halka ulaştığında tüm şehirde derin bir yankı uyandırdı.”
    Ömer Seyfettin, Efruz Bey

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Yasal metinlerin neşredilen genel koleksiyonu Neşriyat olarak adlandırılır. Neşredilen metinler Kanun niteliği kazanır. Süreçlerin kamuya açıklığı Aleniyet esasına dayanır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Neşir ile yürürlük aynı şey midir?

    Neşir kanunun Resmi Gazete’de yayımlanmasıdır; yürürlük ise kanunun fiilen uygulanmaya başladığı andır (aynı gün veya belirtilen ileri bir tarih olabilir).

    2. Resmi Gazete’de neşredilmeyen kanun uygulanabilir mi?

    Hayır, neşredilmeyen hiçbir mevzuat kuralı bağlayıcılık kazanamaz.

  • Müstenif Nedir? Neye Denir?

    Müstenif, usul hukukunda, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı kabul etmeyerek, kararın Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) nezdinde yeniden incelenmesi için “istinaf kanun yoluna başvuran, istinaf eden taraf” anlamına gelen teknik terimdir.

    Müstenif Kavramının Usul Hukukundaki Yeri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “istinaf eden, kararın üst mahkemede incelenmesini isteyen taraf” olarak tanımlanır. Aleyhine verilen kararı kabul etmeyen müstenif, istinaf dilekçesi vererek yargılamanın ikinci derece mahkemesine taşınmasını sağlar.

    TDV İslâm Ansiklopedisi istinaf maddelerinde açıklandığı üzere; kararın hem olay hem de hukuk yönünden yeniden incelenmesini talep eden müstenif, hak arama özgürlüğünü kullanmaktadır.

    HMK m. 342 ve Müstenifin Hakları

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca müstenif, istinaf dilekçesinde başvuru sebeplerini ve gerekçelerini net olarak göstermelidir. Karşı taraf ise bu dilekçeye cevap vererek “müstenif aleyhine” cevap dilekçesi sunabilir.

    Edebi Eserlerde Müstenif Kavramı

    Üst mahkemeye başvuran davanın tarafları edebiyatımızda şöyle anlatılmıştır:

    “Yerel mahkeme kararının ardından kararı kabul etmeyip **müstenif** sıfatıyla üst mahkemeye başvuran avukat, adaletin bu kez tecelli edeceğine inanıyordu.”
    Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Müstenifin başvurduğu kanun yolu İstinaf incelemesidir. İnceleme sonrası hukuka aykırılık devam ederse süreç Temyiz mercii olan Yargıtay’a taşınır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Müstenif kime denir?

    Mahkeme kararına karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı veya davalı tarafa müstenif denir.

    2. Müstenif aleyhine bozma yasağı nedir?

    Sadece müstenifin (istinaf edenin) başvurduğu durumlarda, kararın müstenif aleyhine değiştirilememesi ilkesidir.

  • Müstehap Nedir? Neye Denir?

    Müstehap, İslâm hukuk metodolojisinde (fıkıh usulü) ve ahlak felsefesinde, “Hz. Peygamber’in bağlayıcı bir emri olmaksızın işlediği veya tavsiye ettiği, yapılması övülen ve sevap kazandıran, ancak terk edilmesi durumunda hukuki veya dini bir ceza/günah gerektirmeyen eylemler”dir.

    Müstehap Kavramının Fıkhi Niteliği

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “hoş görülen, yapılması beğenilen iş” olarak tanımlanır. FıkıhUsulü cetvelinde teklifi hükümler arasında yer alır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi müstehap maddesinde açıklandığı üzere; müstehap eylemler, hukuki yükümlülük alanının (vacip/farz) ötesinde, ahlaki mükemmelliği ve gönüllülük esasına dayalı edimleri simgeler. Borçlar hukukunda dürüstlük kuralının ilave jestlerle desteklenmesi müstehap nitelik taşır.

    Hukuk Felsefesi ve Takdiri Normlar

    Pozitif hukukta doğrudan müstehap terimi yer almasa da, kanunların kişilere tanıdığı “takdiri kolaylıklar” ve tavsiye niteliğindeki dürüstlük kuralları müstehap anlayışının seküler yansımalarıdır.

    Edebi Eserlerde Müstehap Kavramı

    Gönüllü iyilikler ve ahlaki erdemler edebiyatımızda şöyle aktarılmıştır:

    “Kanunen hiçbir zorunluluğu yokken fakir komşusunun borcunu ödemesi, onun gözünde hukuki bir vazifeden öte dinen **müstehap** güzel bir ameldi.”
    Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Müstehap eylemler borçlar hukukundaki karşılıksız Hibe işlemleriyle ahlaki bağ kurar. Şartlara uyulması gerekliliği Vacibü’r-Riaye esaslarıyla dengelenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Müstehap yapılmazsa günah mıdır?

    Hayır, müstehap eylemlerin terk edilmesi günah veya hukuki ceza gerektirmez.

    2. Müstehap ile mendup aynı mıdır?

    Evet, fıkıh usulünde müstehap, mendup, müstahsende benzer manada kullanılan terimlerdir.

  • Mücavir Alan Nedir? Neye Denir?

    Mücavir alan, imar hukuku ve idare hukukunda, “belediye sınırları dışında kalmakla birlikte, kentsel gelişme, imar denetimi ve ruhsatlandırma açısından belediyelerin sorumluluk ve yetki alanına alınan bitişik/komşu bölge”dir.

    Mücavir Alanın Doktrinel ve İdari Boyutu

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “belediye sınırlarına komşu olup imar bakımından belediye denetimine verilen alan” şeklinde tanımlanır. Kelime anlamı itibariyle civar, komşu olan alanları ifade eder.

    TDV İslâm Ansiklopedisi şehir ve hisbe maddelerinde belirtildiği üzere; şehirlerin çevresindeki otlak ve alanların imar denetiminin (hisbe teşkilatı) merkeze bağlanması kamu düzeni açısından tarihsel bir uygulamadır.

    3194 Sayılı İmar Kanunu m. 45 Uyarınca Mücavir Alan

    3194 sayılı İmar Kanunu’nun 45. maddesi gereğince mücavir alanlar, belediye meclisi kararı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı onayı ile belirlenir. Mücavir alandaki yapılaşmalar belediyenin imar denetimine ve ruhsatlandırmasına tabidir.

    Edebi Eserlerde Mücavir Alan Kavramı

    Şehirlerin genişlemesi ve imar sınırlarının taşradaki yansımaları edebiyatımızda şöyle ele alınmıştır:

    “Köyün hemen yanı başındaki arazilerin **mücavir alan** ilan edilmesiyle birlikte, eski tarlaların üzerine belediye mühürlü inşaat levhaları dikilmeye başlandı.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Mücavir alandaki taşınmazların vasıf değişiklikleri tapuda Cins tashihi ile işlenir. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması İktisap kurallarına tabidir. Kamu idaresinin işlemleri idare hukukunun genel kurallarıyla denetlenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Mücavir alan belediye sınırı demek midir?

    Hayır, belediye sınırları dışındadır ancak imar ve denetim yetkisi belediyeye verilmiş bölgedir.

    2. Mücavir alanda ruhsatsız yapı yapılırsa ne olur?

    İmar Kanunu hükümleri uyarınca belediye tarafından yapı tatil zaptı tutulur, yıkım ve idari para cezası uygulanır.

  • Muhami Nedir? Neye Denir?

    Muhami, eski hukuk dilinde ve yargılama usulünde, hak arayan kişilerin mahkeme önünde haklarını savunan, vekillik eden “avukat, müdafi, dava vekili” anlamına gelen Arapça kökenli klasik bir terimdir. Kelime kökü itibariyle himaye eden, koruyan demektir.

    Muhami Kavramının Tarihsel ve Fıkhi Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “avukat, dava vekili” şeklinde karşılık bulan muhami, adli savunma makamının tarihsel adıdır. İslâm yargılama hukukunda vekillik (vekalet b’it-husume) müessesesi muhami kurumunun temelidir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi vekalet ve adliye maddelerinde açıklandığı üzere; davasını bizzat savunamayan kişilerin mahkeme önünde haklarını temsil etmek üzere ehil muhamiler (vekiller) ataması adalet arayışının ayrılmaz bir parçası sayılmıştır.

    Modern Hukukta Avukatlık ve Müdafilik

    1136 sayılı Avukatlık Kanunu sistematiğinde muhamilik görevi; bağımsız savunmayı temsil eden kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık mesleğiyle yürütülür. Avukat, yargılamanın kurucu unsurlarından olan savunma makamını temsil eder.

    Edebi Eserlerde Muhami Kavramı

    Adliye koridorlarında müvekkilinin hakkını savunan avukatların duruşu edebiyatımızda şöyle aktarılmıştır:

    “Söz alan **muhami**, kanun maddelerini birer birer sıralarken müvekkilinin masumiyetini mahkeme heyetine kabul ettirmek için mutlak bir cesaretle konuşuyordu.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Muhaminin mahkemede müvekkili adına tahsilat yapabilmesi için vekaletnamede Ahz-u Kabz yetkisi bulunmalıdır. Muhaminin savunmalarını sunduğu resmi oturum Celse olarak zapta geçer. Muhami, müvekkilini mahkemede Ehil bir temsilci olarak savunur.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Muhami ne anlama gelir?

    Osmanlı ve eski hukuk dilinde avukat, dava vekili anlamına gelmektedir.

    2. Ceza davasında muhami ile müdafi aynı mıdır?

    Evet, ceza davalarında şüpheli veya sanığı savunan avukata müdafi (muhami) denir.

  • Küllî İcra Nedir? Neye Denir?

    Küllî icra (iflas hukuku), borçlunun haczi kabil tüm malvarlığının, bütün alacaklıları kapsayacak şekilde topluca tasfiye edilmesini ve alacaklıların eşitlik ilkesi çerçevesinde tatmin edilmesini sağlayan toplu icra usulüdür.

    Küllî İcranın Fıkhi ve Hukuki Temelleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “iflas yoluyla takip; borçlunun tüm mallarının alacaklılar lehine satılarak tasfiye edilmesi” olarak tanımlanır. İslâm borçlar hukukunda borca batık müflisin mallarının hakem/kadı tarafından toplanıp satılması iflas ve küllî tasfiye kurallarına dayanır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi iflas maddesinde belirtildiği üzere; borçlunun alacaklılara karşı eşit şekilde sorumlu tutulması ve tüm malvarlığının ortak bir masada toplanması adalet esasıdır.

    İcra ve İflas Kanunu’nda Küllî Tasfiye

    İİK sistematiğinde küllî icra, iflas takibi ile yürütülür. İflasın açılmasıyla birlikte borçlunun haczedilebilir tüm malvarlığı “iflas masasını” oluşturur ve borçlunun tasarruf yetkisi kısıtlanır. Bütün alacaklılar iflas masasına alacaklarını yazdırarak sıra cetveline göre pay alırlar.

    Edebi Eserlerde Küllî İcra Kavramı

    Büyük ticari çöküşler ve iflas masasının kurulması edebiyatımızda şöyle aktarılmıştır:

    “İflas kararının ilanıyla birlikte başlayan **küllî icra** süreci, tüccarın yıllardır biriktirdiği tüm serveti tek bir masada alacaklılar arasında paylaştırdı.”
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Tekil alacaklıların yürüttüğü takip Cüzî İcra olarak adlandırılır. İflas masasına giren borçlar Muaccel hale gelir. Tasfiye kararları mahkemece ilan edilen İlam ile kesinleşir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Küllî icra kimler hakkında uygulanır?

    Kural olarak Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacir niteliği taşıyan gerçek ve tüzel kişiler hakkında iflas (küllî icra) hükümleri uygulanır.

    2. İflas masası ne demektir?

    İflasın açılmasıyla borçlunun haczedilebilen bütün mallarının, haklarının ve alacaklarının oluşturduğu hukuki topluluktur.

  • Kuvertür Nedir? Neye Denir?

    Kuvertür, sigorta hukukunda ve finansal risk yönetiminde, “sigorta poliçesiyle riske karşı sağlanan teminat tutarı, koruma şemsiyesi ve sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğünün üst sınırı” anlamına gelen teknik bir kavramdır.

    Kuvertür Kavramının Hukuki Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “teminat, sigorta koruması” şeklinde açıklanan kuvertür, sigorta mukavelesinin asli edimini oluşturur. Fransızca kökenli bir terim olup riski örtmeyi, korumayı simgeler.

    TDV İslâm Ansiklopedisi sigorta ve muâtât maddelerinde açıklandığı üzere; riskin paylaşılması ve zararların tazmini amacıyla oluşturulan teminat şemsiyesi (kuvertür), taraflar arasındaki borç dengesini kurar.

    Türk Ticaret Kanunu uyarınca Kuvertür Sınırları

    6102 sayılı TTK’nın sigorta hukuku hükümleri uyarınca; kuvertür miktarı sigorta poliçesinde açıkça gösterilmelidir. Sigortacı ancak kuvertür sınırları dahilinde gerçekleşen zararlardan sorumlu tutulabilir.

    Edebi Eserlerde Kuvertür Kavramı

    Riske karşı sığınılan finansal teminatlar edebiyatımızda şöyle yer bulmuştur:

    “Yangın sonrası tüccarın elinde kalan tek güvence, sigorta poliçesinde yazan o resmi **kuvertür** miktarıydı.”
    Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Sigorta teminatının sınırları poliçedeki Kloz hükümleriyle belirlenir. Şartların gerçekleşmesi halinde borç Muaccel olur ve ödeme İfa edilir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Kuvertür ne demektir?

    Sigorta poliçesinin sunduğu teminat koruması ve tazminat limitidir.

    2. Kuvertür aşımı nedir?

    Gerçekleşen zararın poliçedeki teminat limitini aşması durumudur; aşan kısımdan sigorta şirketi sorumlu tutulamaz.

  • Kod Nedir? Neye Denir?

    Kod (kanunname/kodifikasyon), hukuk tekniğinde, hukukun belirli bir dalına ilişkin (medeni hukuk, ceza hukuku, ticaret hukuku vb.) dağınık haldeki yasal kuralların, sistemli, mantıksal ve bütüncül bir gövde altında toplanarak kanunlaştırılması sonucu oluşturulan ana kanun kitabıdır.

    Kod Kavramı ve Kodifikasyon Hareketleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “sistemli kanun gövdesi, kanunname” olarak tanımlanan kodifikasyon, hukukta birliği sağlamanın en gelişmiş yöntemidir. İslâm hukuk tarihinde dağınık fıkıh içtihatlarının ilk defa kod haline getirilmesi 19. yüzyılda hazırlanan Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye ile gerçekleşmiştir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi Mecelle ve kodifikasyon maddelerinde açıklandığı üzere; Mecelle, İslâm borçlar ve yargılama hukukunun maddeler halinde sistemleştirilmiş ilk milli kod örneğidir.

    Modern Pozitif Hukukta Kod Sistematiği

    Kara Avrupası hukuk geleneğinde (ve Türk hukukunda) “kod kanunlar” (Türk Medeni Kanunu, Türk Ceza Kanunu vb.) temel düzenlemelerdir. Kod kanunlar düzenlenirken maddeler mantıksal bir silsileyle sıralanır ve diğer özel kanunların genel çerçevesini çizer.

    Edebi Eserlerde Kod Kavramı

    Sistemli kanunların ve hukuki düzenin toplumsal yaşam üzerindeki etkisi edebiyatımızda şöyle yer bulmuştur:

    “Fransız kanunlaşma hareketlerinden mülhem o yeni **kod** metinleri, adliyenin eski ve dağınık geleneklerinin yerine modern usulleri ikame ediyordu.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Sistemli biçimde hazırlanan kodlar resmi düzenleme olarak Kanun niteliği kazanır. Başka ülkelerden aynen alınan kodlar Resepsiyon yöntemiyle hukuka dahil edilir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Kodifikasyon ne demektir?

    Belirli bir hukuk alanındaki kuralların sistemli bir bütün halinde tek bir temel kanun (kod) altında toplanması işlemidir.

    2. Kod kanun ile özel kanun arasındaki fark nedir?

    Kod kanun bir alanın tamamını düzenleyen genel temel kanundur (örneğin Türk Borçlar Kanunu); özel kanun ise o alanın tikel bir konusunu düzenler (örneğin Kat Mülkiyeti Kanunu).