KimdirNedir.Com

Türkiye'nin Hukuk Rehberi

Yazar: admin

  • Adli Yardım Nedir? Neye Denir?

    Adli yardım (adli müzaheret), yargılama giderlerini ve avukatlık ücretlerini karşılama gücü bulunmayan kişilere mahkemeye erişim hakkını sağlamak üzere verilen mali ve hukuki destektir.

    Adli Yardım Kurumunun Temelleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “yoksul kimselere yargılama masraflarından muafiyet ve ücretsiz avukat sağlanması” olarak açıklanır. İslâm adalet tarihinde fakirlerin mahkeme harçlarından muaf tutulması bu anlayışa dayanır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi adliye maddelerinde vurgulandığı üzere; imkânsızlık nedeniyle hakkını arayamayan kişilere devletçe adli yardım sağlanması sosyal hukuk devletinin gereğidir.

    HMK m. 334 Uyarınca Şartları

    HMK m. 334 gereğince, geçimini sağlamakta ciddi güçlüğe düşecek olanlar, haklı olduklarını ispatlamak kaydıyla adli yardımdan yararlanırlar.

    Edebi Eserlerde Adli Yardım Kavramı

    Yoksulların hak arayışı edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Cebinde harç parası olmayan fukaranın sığınağı, barodan sağlanan o **adli yardım** kararıydı.”
    Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Destek kararları yargılamanın yapıldığı Asliye Hukuk Mahkesi tarafından değerlendirilir. Süreçlerde ücretsiz baro avukatı atanır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Adli yardım başvurusu nereye yapılır?

    Davanın açılacağı mahkemeye veya baroların adli yardım bürolarına yapılır.

    2. Adli yardım neleri kapsar?

    Mahkeme harçlarından geçici muafiyet, teminat muafiyeti ve ücretsiz avukat teminini kapsar.

  • Aciz Belgesi Nedir? Neye Denir?

    Aciz belgesi (borç ödemeden aciz vesikası), icra takibi sonucunda borçlunun haczi kabil malının bulunmadığını veya satılan malların alacağı karşılamadığını gösteren icra dairesi düzenlemesi resmi belgedir.

    Aciz Belgesinin Hukuki Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “borçlunun haczedilebilir malının bulunmadığını gösteren vesika” olarak tanımlanır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi icra ve hacir maddelerinde ifade edildiği üzere; borçlunun malvarlığının yetersizliğinin resmi tespiti, alacaklının haklarını iptal davalarıyla korumasını sağlar.

    İİK m. 143 Uyarınca Sonuçları

    Aciz belgesi alacaklıya borçlunun geçmiş tasarruflarının iptalini isteme (iptal davası) ve yeni takip açma yetkisi verir.

    Edebi Eserlerde Aciz Belgesi

    Resmi vesikanın ağırlığı edebiyatımızda şöyle geçer:

    “İcra memurunun teslim ettiği o **aciz belgesi**, tüccarın ticari hayatının resmî olarak bittiğinin ilanıydı.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Mali zorluk durumunda borçlu Aciz halindedir. Borçlu aleyhine alacaklı haklarını arayan taraf Alacaklı durumundadır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Aciz belgesi ne işe yarar?

    Alacaklıya borçlunun mal kaçırma işlemlerine karşı iptal davası açma hakkı ve zamanaşımını kesme imkanı verir.

    2. Aciz belgesi borcu bitirir mi?

    Hayır, aksine borcu belgelendirir ve 20 yıl boyunca takip imkanı sağlar.

  • Aciz Nedir? Neye Denir?

    Aciz, borçlar hukuku ve icra-iflas hukukunda, borçlunun malvarlığının borçlarını ödemeye yetmemesi, borç ödeme gücünü yapısal olarak kaybetmesi halidir.

    Aciz Halinin Fıkhi ve Pozitif Esasları

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “güçsüzlük, borç ödeyememe durumu” olarak açıklanır. İslâm borçlar hukukunda (fıkıh) borçlunun ödeme aczine düşmesi iflas ve ihsar esasları çerçevesinde değerlendirilir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi borç ve hacir maddelerinde vurgulandığı üzere; ödeme aczi içindeki borçlunun haklarının muhafazası ile alacaklıların zararlarının engellenmesi dengesi gözetilir.

    İcra ve İflas Kanununda Aciz

    İİK uyarınca borçlunun haczedilebilir malının bulunmaması durumu aciz halini doğurur ve resmi olarak tespit olunur.

    Edebi Eserlerde Aciz Kavramı

    Mali çöküş edebiyatımızda şöyle resmedilmiştir:

    “Ticarethanenin kapısındaki resmi kilit, onun hukuken düştüğü o büyük **aciz** durumunun en açık kanıtıydı.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Borçlunun aciz durumu resmi Aciz Belgesi ile belgelenir. Masrafları karşılayamayan kişilere Adli Yardım sağlanır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Aciz hali ne demektir?

    Borçlunun malvarlığının mevcut borçlarını karşılamaya yetmemesi durumudur.

    2. Aciz hali borcu sona erdirir mi?

    Hayır, borç sona ermez; aksine alacaklıya borçlunun haklarını takip etme imkanı verir.

  • Abesle İştigal Nedir? Neye Denir?

    Abesle iştigal, hukuk usulünde, davanın esasına etki etmeyecek, yasal bir yarar doğurmayacak gereksiz usul adımları atmayı veya mahkeme makamlarını gayriciddi iddialarla meşgul etmeyi tanımlayan deyimsel bir hukuk terimidir.

    Abesle İştigal Müessesesinin Fıkhi ve Usulî Temelleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “boş ve yararsız şeylerle uğraşma” şeklinde yer bulan terim, yargılamanın makul sürede bitirilmesi ilkesiyle yakından ilgilidir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi adalet ve kadılık maddelerinde açıklandığı üzere; kadının mahkemeyi uzatacak faydasız çekişmelere müsaade etmemesi adli liyakatin bir şartıdır.

    Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Dürüstlük İlkesi

    HMK m. 29 uyarınca taraflar dürüstlük kuralına uygun davranmakla mükelleftir. Kötü niyetli olarak mahkemeyi gereksiz yere meşgul eden ve abesle iştigal eden taraflara disiplin para cezası uygulanabilir.

    Edebi Eserlerde Abesle İştigal Kavramı

    Bürokratik boş çabalar edebiyatımızda şöyle ele alınmıştır:

    “Davanın açık hakikati karşısında lüzumsuz dilekçeler sunmak, mahkeme heyeti nezdinde tamamen **abesle iştigal** sayılmaktan başka bir işe yaramıyordu.”
    Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Yargılama düzeni mahkemenin Ara Karar adımları ile korunur. Anlamsız prosedürler Abes sayılır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Abesle iştigal eden tarafa mahkeme ceza verebilir mi?

    Evet, davanın uzamasına kötü niyetle sebebiyet veren tarafa HMK uyarınca disiplin para cezası verilebilir.

    2. Hakimin gereksiz delil incelemesini reddetmesi yasal mıdır?

    Evet, davanın esasıyla ilgisi bulunmayan delil talepleri hakim tarafından usulden reddedilir.

  • Abes Nedir? Neye Denir?

    Abes, hukuk mantığı ve felsefesinde, “akla, mantığa ve hukuki amacına aykırı olan, uygulanması durumunda taraflara hiçbir meşru yarar sağlamayan veya hukuki sonuç doğurmaktan uzak kural ve eylemler” biçiminde tanımlanır.

    Abes Kavramının Doktrinel ve Fıkhi Boyutu

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “yersiz, anlamsız, faydasız iş” olarak açıklanan abes, hukuk metodolojisinin olumsuzlama araçlarındandır. İslâm hukuk usulünde (fıkıh) şâriin (kanun koyucunun) abesle iştigal etmeyeceği esastır (“Kelamın i’malı ihmalinden evladır” kaidesi).

    TDV İslâm Ansiklopedisi lafız ve delalet maddelerinde vurgulandığı üzere; normatif bir kural yorumlanırken ona abes ve anlamsız sonuç doğuracak bir mana yüklenemez, mutlaka makul bir hukuki işlev bulunmalıdır.

    Pozitif Hukukta Abes Sayılan İşlemler

    Borçlar hukukunda imkânsız veya amaca hizmet etmeyen şartlar geçersiz sayılır. Usul hukukunda ise davanın esasına etki etmeyecek, süreci oyalayıcı delil ikame talepleri usul ekonomisi ilkesi gereğince reddedilir.

    Edebi Eserlerde Abes Kavramı

    Adli süreçlerin anlamsız formalitelere dönüşmesi edebiyatımızda şöyle aktarılmıştır:

    “Saatlerdir tartışılan usul maddelerinin davanın hakikatini ortaya çıkarmaktan ne kadar uzak ve adeta **abes** birer teferruat olduğunu esefle düşündü.”
    Ömer Seyfettin, Efruz Bey

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Abes iddiaların aksine somut borç ödeme imkânsızlığı Aciz hali olarak incelenir. Yargılama makamlarının yetki alanı Adli Yargı düzeninde şekillenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. “Kanun koyucu abesle iştigal etmez” ne demektir?

    Yasa maddelerinin anlamsız veya işlevsiz bir amaçla konulmadığı, her kuralın mutlaka hukuki bir mantığı olduğu varsayımıdır.

    2. Abes şart içeren sözleşme geçerli midir?

    Sözleşmeye konulan mantıksız ve imkânsız şartlar geçersiz sayılır, ancak sözleşmenin ayakta kalması sağlayan diğer maddeler geçerliliğini korur.

  • Vedia Nedir? Neye Denir?

    Vedia (Saklama sözleşmesi), borçlar hukukunda ve medeni hukukta, “bir kimsenin (saklatanın), taşınır bir malı korumak ve istenildiğinde geri vermek üzere başka bir kimseye (saklayana) teslim ettiği iki taraflı sözleşme ve bu sözleşmeye konu olan emanet mal”dır.

    Vedia Akitinin Fıkhi ve Pozitif Temelleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “saklanmak üzere bırakılan emanet mal, saklama sözleşmesi” şeklinde tanımlanır. İslâm borçlar hukukunda (fıkıh) vedia, güven ve emanet esaslarına dayanan en köklü akitlerdendir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi vedia maddesinde açıklandığı üzere; saklayan kişi (müstevda’) emanet malı kendi malı gibi korumakla mükelleftir. Saklayanın kusuru olmaksızın malın telef olması durumunda tazminat sorumluluğu doğmaz (emanet yed kuralı).

    Türk Borçlar Kanunu m. 561 Uyarınca Saklama Sözleşmesi

    6098 sayılı TBK’nın 561. maddesi uyarınca saklama sözleşmesiyle saklayan, saklatanın kendisine bıraktığı taşınır bir malı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlenir. Saklayan, saklatanın izni olmadıkça malı kullanamaz; saklatan istediği an malın iadesini talep edebilir.

    Edebi Eserlerde Vedia Kavramı

    Emanet edilen mallar ve vicdani sorumluluklar edebiyatımızda şöyle yer bulmuştur:

    “Yola çıkarken arkadaşına bıraktığı o kıymetli mücevherler, hukuken ve vicdanen korunması gereken kutsal bir **vedia** niteliğindeydi.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Vedia konusu malın iadesi zamanı geldiğinde Muaccel olur ve borçlu tarafından İfa edilir. Temsil yetkisi Ahz-u Kabz kurallarına tabidir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Vedia ne demektir?

    Hukukta korutulmak ve geri alınmak üzere teslim edilen emanet mal ve saklama sözleşmesidir.

    2. Saklayan kişi vedia konusu malı kullanabilir mi?

    Kural olarak saklatanın açık veya zımni izni olmadıkça saklayan malı kullanamaz.

  • Vacibü’r-Riaye Nedir? Neye Denir?

    Vacibü’r-Riaye, klasik hukuk dilinde ve borçlar hukukunda, “uyulması, gözetilmesi, riayet edilmesi hukuken, sözleşmeyle veya ahlaken zorunlu olan kural, şart ve yükümlülükler” anlamına gelen tamlamadır.

    Vacibü’r-Riaye Kavramının Fıkhi ve Doktrinel Yönü

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “uyulması gerekli olan kural, göz önünde tutulması zorunlu şart” olarak açıklanır. İslâm borçlar hukukunda (fıkıh) akitlere koyulan meşru şartların bağlayıcılığı şürût-ı vacibü’r-riaye kavramıyla ifade edilir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi akit ve şart maddelerinde vurgulandığı üzere; Mecelle’nin “Müslümanlar belirledikleri şartlara uyarlar” kaidesi gereğince, hukuka uygun her şart vacibü’r-riaye kabul edilmiştir.

    Modern Borçlar Hukukunda Bağlayıcı Şartlar

    Sözleşmelere konulan emredici hükümler ve dürüstlük kuralının gerektirdiği özen borçları vacibü’r-riaye nitelik taşır. Şartlara uyulmaması borca aykırılık sonuçlarını doğurur.

    Edebi Eserlerde Vacibü’r-Riaye Kavramı

    Verilen sözlerin ve yasal şartların mutlak bağlayıcılığı edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Mukavelenameye konulan o özel madde, taraflar için tartışmasız **vacibü’r-riaye** bir kaide hükmündeydi.”
    Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Sözleşmeye eklenen maddeler Kloz olarak adlandırılır. Bağlılık ilkesi Ahde Vefa esasında incelenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Vacibü’r-riaye ne anlama gelir?

    Uyulması ve gözetilmesi yasal veya sözleşmesel olarak zorunlu olan kural demektir.

    2. Sözleşme şartı vacibü’r-riaye değilse ne olur?

    Hukuka, ahlaka veya kamu düzenine aykırı olan şartlar vacibü’r-riaye sayılmaz ve geçersizdir.

  • Usul Nedir? Neye Denir?

    Usul (yargılama hukuku/prosedür), hukuk bilimi ve fıkıh metodolojisinde, “maddi hukukun tanıdığı hakların mahkeme önünde aranması, incelenmesi ve karara bağlanması esnasında izlenmesi zorunlu olan şekli kurallar, yöntemler ve adli prosedürler bütünüdür.” “Usul esastan önce gelir” ilkesinin temelidir.

    Usul Kavramının Fıkhi ve Yargısal Temelleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “yol, yöntem, davanın mahkemede görülmesi sırasındaki kurallar” olarak tanımlanır. İslâm hukuk biliminde usûlü’l-fıkıh (hukuk metodolojisi) ve edebü’l-kādî (yargılama usulü) terimleriyle açıklanır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi usul maddesinde vurgulandığı üzere; haklı olanın hakkına kavuşabilmesi, adli düzenin ve şekli usul kurallarının katı bir disiplinle uygulanmasına bağlıdır.

    Pozitif Hukukta Usul Kurallarının Emrediciliği

    Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) usul hukukunun ana düzenlemeleridir. Usul kuralları kamu düzenine ilişkindir ve hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir. Usule aykırı yapılan adli adımlar esasa girilmeden davanın usulden reddine sebebiyet verir.

    Edebi Eserlerde Usul Kavramı

    Mahkeme prosedürleri ve adli şekilcilik edebiyatımızda şöyle anlatılmıştır:

    “Haklılığına zerre kadar şüphesi yoktu fakat mahkemenin emrettiği katı **usul** kurallarını zamanında yerine getirmediği için davası usulden reddedildi.”
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Davanın başında usuli adımlar Evvela denetlenir. Oturum işlemleri Celse tutanağına geçirilir. Verilen kararlar Hüküm fıkrasıyla son bulur.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. “Usul esastan önce gelir” ne demektir?

    Bir davada kimin haklı olduğuna (esasa) bakılmadan önce, davanın usul kurallarına uygun açılıp açılmadığının incelenmesi kuralıdır.

    2. Usulden ret kararı ne anlama gelir?

    Davanın esası incelemeksizin, dava şartı veya usul eksikliği nedeniyle reddedilmesidir.

  • Tam Ehliyetsiz Nedir? Neye Denir?

    Tam ehliyetsiz, medeni hukuk rejiminde, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya benzeri sebeplerle “ayırt etme gücünden (temyiz kudretinden) sürekli veya geçici olarak mutlak yoksun olan şahıs”tır.

    Tam Ehliyetsizliğin Fıkhi ve Pozitif Esasları

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “ayırt etme gücü bulunmayan ve bu nedenle fiil ehliyeti hiç olmayan kimse” olarak açıklanır. İslâm borçlar hukukunda sabiyy-i gayr-i mümeyyiz (sezgin olmayan çocuk) ve mecnun bu kategoridedir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ehliyet ve kısıtlılık maddelerinde vurgulandığı üzere; akli melekesi bulunmayan şahsın irade beyanı hukuken irade sayılmaz ve beyanları yok hükmündedir.

    TMK m. 15 Uyarınca Tam Ehliyetsizlerin İşlemleri

    Türk Medeni Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca; “Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz.” Tam ehliyetsizlerin yaptığı sözleşmalar kesin olarak geçersizdir (mutlak butlan/yokluk). Bu kişilerin namına yasal temsilcileri (veli/vasi) işlem yapar.

    Edebi Eserlerde Tam Ehliyetsiz Kavramı

    Akıl sağlığını kaybeden insanların yasal durumu edebiyatımızda şöyle aktarılmıştır:

    “Zihni melekelerini tamamen kaybeden yaşlı adamın hukuken **tam ehliyetsiz** sayılmasıyla birlikte, mülklerinin idaresi resmiyete uygun olarak vasisine devredildi.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Akil olan ergin kişiler Ehliyet sahibi sayılır. Sezgin küçükler Sınırlı Ehliyetsiz kabul edilir. Mahkeme kısıtlama kararı Hacir müessesesidir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Tam ehliyetsiz bir kişinin imzaladığı sözleşme geçerli midir?

    Hayır, ayırt etme gücü olmayan kişinin imzası hukuken geçersizdir ve işlem yok hükmündedir.

    2. Tam ehliyetsizlerin haksız fiil sorumluluğu var mıdır?

    Kural olarak kusur sorumlulukları yoktur; ancak hakkaniyet gerektirdiği hallerde hakim tazminata hükmedebilir (TMK m. 65).

  • Sıhrî Hısım Nedir? Neye Denir?

    Sıhrî hısım (Kayın hısımlığı), aile hukukunda ve kişiler hukukunda, “evlenme akdiyle birlikte eşlerden biri ile diğer Eşin kan hısımları arasında kendiliğinden kurulan yasal akrabalık bağı”dır.

    Sıhrî Hısımlığın Fıkhi ve Pozitif Temelleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “evlenme yoluyla kurulan akrabalık, kayın hısımlığı” biçiminde açıklanır. İslâm aile hukukunda sıhrî akrabalık (müsâhere) evlenme engellerini ve mahremiyet sınırlarını belirler.

    TDV İslâm Ansiklopedisi sıhriyet ve nikah maddelerinde belirtildiği üzere; evlilikle doğan sıhrî akrabalık belirli derecelerde sürekli evlenme yasağı doğurur (örneğin kayınvalide ile evlenme yasağı).

    Türk Medeni Kanunu m. 18 Uyarınca Kayın Hısımlığı

    TMK’nın 18. maddesi gereğince; “Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları, aynı derece ve soysoyda kayın hısımı olurlar. Kayın hısımlığı, kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz.” Usul hukukunda sıhrî hısımlık hakimin davaya bakamayacağı veya tanıklıktan çekinebileceği haller arasında sayılmıştır.

    Edebi Eserlerde Sıhrî Hısım Kavramı

    Evlilikle kurulan akrabalık bağları ve aile içi hukuk mücadeleleri edebiyatımızda şöyle aktarılmıştır:

    “Evlilik bitmişti ama kanun gereği **sıhrî hısım** sayılan kayınpederiyle adliye koridorlarında süren o miras davası devam ediyordu.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Sıhrî hısımlığı doğuran ana işlem yasal Akit niteliğindeki evlenmedir. Hakimin sıhrî hısımları hakkındaki davalara bakamaması usul hukuku kurallarına tabidir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Boşanma ile kayın hısımlığı (sıhrî hısımlık) biter mi?

    Hayır, TMK m. 18 uyarınca evlilik boşanmayla sona erse bile kurulmuş olan kayın hısımlığı hukuken ortadan kalkmaz ve üstsoy ile evlenme yasağı devam eder.

    2. Eşler birbirinin sıhrî hısımı mıdır?

    Hayır, kalben ve hukuken eşler birbiriyle hısım değil “eş”tir. Sıhrî hısımlık bir Eş ile diğer Eşin kan hısımları arasında doğar.