KimdirNedir.Com

Türkiye'nin Hukuk Rehberi

Yazar: admin

  • Mücavir Alan Nedir? Neye Denir?

    Mücavir alan, imar hukuku ve idare hukukunda, “belediye sınırları dışında kalmakla birlikte, kentsel gelişme, imar denetimi ve ruhsatlandırma açısından belediyelerin sorumluluk ve yetki alanına alınan bitişik/komşu bölge”dir.

    Mücavir Alanın Doktrinel ve İdari Boyutu

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “belediye sınırlarına komşu olup imar bakımından belediye denetimine verilen alan” şeklinde tanımlanır. Kelime anlamı itibariyle civar, komşu olan alanları ifade eder.

    TDV İslâm Ansiklopedisi şehir ve hisbe maddelerinde belirtildiği üzere; şehirlerin çevresindeki otlak ve alanların imar denetiminin (hisbe teşkilatı) merkeze bağlanması kamu düzeni açısından tarihsel bir uygulamadır.

    3194 Sayılı İmar Kanunu m. 45 Uyarınca Mücavir Alan

    3194 sayılı İmar Kanunu’nun 45. maddesi gereğince mücavir alanlar, belediye meclisi kararı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı onayı ile belirlenir. Mücavir alandaki yapılaşmalar belediyenin imar denetimine ve ruhsatlandırmasına tabidir.

    Edebi Eserlerde Mücavir Alan Kavramı

    Şehirlerin genişlemesi ve imar sınırlarının taşradaki yansımaları edebiyatımızda şöyle ele alınmıştır:

    “Köyün hemen yanı başındaki arazilerin **mücavir alan** ilan edilmesiyle birlikte, eski tarlaların üzerine belediye mühürlü inşaat levhaları dikilmeye başlandı.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Mücavir alandaki taşınmazların vasıf değişiklikleri tapuda Cins tashihi ile işlenir. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması İktisap kurallarına tabidir. Kamu idaresinin işlemleri idare hukukunun genel kurallarıyla denetlenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Mücavir alan belediye sınırı demek midir?

    Hayır, belediye sınırları dışındadır ancak imar ve denetim yetkisi belediyeye verilmiş bölgedir.

    2. Mücavir alanda ruhsatsız yapı yapılırsa ne olur?

    İmar Kanunu hükümleri uyarınca belediye tarafından yapı tatil zaptı tutulur, yıkım ve idari para cezası uygulanır.

  • Muhami Nedir? Neye Denir?

    Muhami, eski hukuk dilinde ve yargılama usulünde, hak arayan kişilerin mahkeme önünde haklarını savunan, vekillik eden “avukat, müdafi, dava vekili” anlamına gelen Arapça kökenli klasik bir terimdir. Kelime kökü itibariyle himaye eden, koruyan demektir.

    Muhami Kavramının Tarihsel ve Fıkhi Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “avukat, dava vekili” şeklinde karşılık bulan muhami, adli savunma makamının tarihsel adıdır. İslâm yargılama hukukunda vekillik (vekalet b’it-husume) müessesesi muhami kurumunun temelidir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi vekalet ve adliye maddelerinde açıklandığı üzere; davasını bizzat savunamayan kişilerin mahkeme önünde haklarını temsil etmek üzere ehil muhamiler (vekiller) ataması adalet arayışının ayrılmaz bir parçası sayılmıştır.

    Modern Hukukta Avukatlık ve Müdafilik

    1136 sayılı Avukatlık Kanunu sistematiğinde muhamilik görevi; bağımsız savunmayı temsil eden kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık mesleğiyle yürütülür. Avukat, yargılamanın kurucu unsurlarından olan savunma makamını temsil eder.

    Edebi Eserlerde Muhami Kavramı

    Adliye koridorlarında müvekkilinin hakkını savunan avukatların duruşu edebiyatımızda şöyle aktarılmıştır:

    “Söz alan **muhami**, kanun maddelerini birer birer sıralarken müvekkilinin masumiyetini mahkeme heyetine kabul ettirmek için mutlak bir cesaretle konuşuyordu.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Muhaminin mahkemede müvekkili adına tahsilat yapabilmesi için vekaletnamede Ahz-u Kabz yetkisi bulunmalıdır. Muhaminin savunmalarını sunduğu resmi oturum Celse olarak zapta geçer. Muhami, müvekkilini mahkemede Ehil bir temsilci olarak savunur.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Muhami ne anlama gelir?

    Osmanlı ve eski hukuk dilinde avukat, dava vekili anlamına gelmektedir.

    2. Ceza davasında muhami ile müdafi aynı mıdır?

    Evet, ceza davalarında şüpheli veya sanığı savunan avukata müdafi (muhami) denir.

  • Küllî İcra Nedir? Neye Denir?

    Küllî icra (iflas hukuku), borçlunun haczi kabil tüm malvarlığının, bütün alacaklıları kapsayacak şekilde topluca tasfiye edilmesini ve alacaklıların eşitlik ilkesi çerçevesinde tatmin edilmesini sağlayan toplu icra usulüdür.

    Küllî İcranın Fıkhi ve Hukuki Temelleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “iflas yoluyla takip; borçlunun tüm mallarının alacaklılar lehine satılarak tasfiye edilmesi” olarak tanımlanır. İslâm borçlar hukukunda borca batık müflisin mallarının hakem/kadı tarafından toplanıp satılması iflas ve küllî tasfiye kurallarına dayanır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi iflas maddesinde belirtildiği üzere; borçlunun alacaklılara karşı eşit şekilde sorumlu tutulması ve tüm malvarlığının ortak bir masada toplanması adalet esasıdır.

    İcra ve İflas Kanunu’nda Küllî Tasfiye

    İİK sistematiğinde küllî icra, iflas takibi ile yürütülür. İflasın açılmasıyla birlikte borçlunun haczedilebilir tüm malvarlığı “iflas masasını” oluşturur ve borçlunun tasarruf yetkisi kısıtlanır. Bütün alacaklılar iflas masasına alacaklarını yazdırarak sıra cetveline göre pay alırlar.

    Edebi Eserlerde Küllî İcra Kavramı

    Büyük ticari çöküşler ve iflas masasının kurulması edebiyatımızda şöyle aktarılmıştır:

    “İflas kararının ilanıyla birlikte başlayan **küllî icra** süreci, tüccarın yıllardır biriktirdiği tüm serveti tek bir masada alacaklılar arasında paylaştırdı.”
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Tekil alacaklıların yürüttüğü takip Cüzî İcra olarak adlandırılır. İflas masasına giren borçlar Muaccel hale gelir. Tasfiye kararları mahkemece ilan edilen İlam ile kesinleşir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Küllî icra kimler hakkında uygulanır?

    Kural olarak Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacir niteliği taşıyan gerçek ve tüzel kişiler hakkında iflas (küllî icra) hükümleri uygulanır.

    2. İflas masası ne demektir?

    İflasın açılmasıyla borçlunun haczedilebilen bütün mallarının, haklarının ve alacaklarının oluşturduğu hukuki topluluktur.

  • Kuvertür Nedir? Neye Denir?

    Kuvertür, sigorta hukukunda ve finansal risk yönetiminde, “sigorta poliçesiyle riske karşı sağlanan teminat tutarı, koruma şemsiyesi ve sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğünün üst sınırı” anlamına gelen teknik bir kavramdır.

    Kuvertür Kavramının Hukuki Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “teminat, sigorta koruması” şeklinde açıklanan kuvertür, sigorta mukavelesinin asli edimini oluşturur. Fransızca kökenli bir terim olup riski örtmeyi, korumayı simgeler.

    TDV İslâm Ansiklopedisi sigorta ve muâtât maddelerinde açıklandığı üzere; riskin paylaşılması ve zararların tazmini amacıyla oluşturulan teminat şemsiyesi (kuvertür), taraflar arasındaki borç dengesini kurar.

    Türk Ticaret Kanunu uyarınca Kuvertür Sınırları

    6102 sayılı TTK’nın sigorta hukuku hükümleri uyarınca; kuvertür miktarı sigorta poliçesinde açıkça gösterilmelidir. Sigortacı ancak kuvertür sınırları dahilinde gerçekleşen zararlardan sorumlu tutulabilir.

    Edebi Eserlerde Kuvertür Kavramı

    Riske karşı sığınılan finansal teminatlar edebiyatımızda şöyle yer bulmuştur:

    “Yangın sonrası tüccarın elinde kalan tek güvence, sigorta poliçesinde yazan o resmi **kuvertür** miktarıydı.”
    Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Sigorta teminatının sınırları poliçedeki Kloz hükümleriyle belirlenir. Şartların gerçekleşmesi halinde borç Muaccel olur ve ödeme İfa edilir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Kuvertür ne demektir?

    Sigorta poliçesinin sunduğu teminat koruması ve tazminat limitidir.

    2. Kuvertür aşımı nedir?

    Gerçekleşen zararın poliçedeki teminat limitini aşması durumudur; aşan kısımdan sigorta şirketi sorumlu tutulamaz.

  • Kod Nedir? Neye Denir?

    Kod (kanunname/kodifikasyon), hukuk tekniğinde, hukukun belirli bir dalına ilişkin (medeni hukuk, ceza hukuku, ticaret hukuku vb.) dağınık haldeki yasal kuralların, sistemli, mantıksal ve bütüncül bir gövde altında toplanarak kanunlaştırılması sonucu oluşturulan ana kanun kitabıdır.

    Kod Kavramı ve Kodifikasyon Hareketleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “sistemli kanun gövdesi, kanunname” olarak tanımlanan kodifikasyon, hukukta birliği sağlamanın en gelişmiş yöntemidir. İslâm hukuk tarihinde dağınık fıkıh içtihatlarının ilk defa kod haline getirilmesi 19. yüzyılda hazırlanan Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye ile gerçekleşmiştir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi Mecelle ve kodifikasyon maddelerinde açıklandığı üzere; Mecelle, İslâm borçlar ve yargılama hukukunun maddeler halinde sistemleştirilmiş ilk milli kod örneğidir.

    Modern Pozitif Hukukta Kod Sistematiği

    Kara Avrupası hukuk geleneğinde (ve Türk hukukunda) “kod kanunlar” (Türk Medeni Kanunu, Türk Ceza Kanunu vb.) temel düzenlemelerdir. Kod kanunlar düzenlenirken maddeler mantıksal bir silsileyle sıralanır ve diğer özel kanunların genel çerçevesini çizer.

    Edebi Eserlerde Kod Kavramı

    Sistemli kanunların ve hukuki düzenin toplumsal yaşam üzerindeki etkisi edebiyatımızda şöyle yer bulmuştur:

    “Fransız kanunlaşma hareketlerinden mülhem o yeni **kod** metinleri, adliyenin eski ve dağınık geleneklerinin yerine modern usulleri ikame ediyordu.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Sistemli biçimde hazırlanan kodlar resmi düzenleme olarak Kanun niteliği kazanır. Başka ülkelerden aynen alınan kodlar Resepsiyon yöntemiyle hukuka dahil edilir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Kodifikasyon ne demektir?

    Belirli bir hukuk alanındaki kuralların sistemli bir bütün halinde tek bir temel kanun (kod) altında toplanması işlemidir.

    2. Kod kanun ile özel kanun arasındaki fark nedir?

    Kod kanun bir alanın tamamını düzenleyen genel temel kanundur (örneğin Türk Borçlar Kanunu); özel kanun ise o alanın tikel bir konusunu düzenler (örneğin Kat Mülkiyeti Kanunu).

  • Kloz Nedir? Neye Denir?

    Kloz, sözleşmeler hukukunda, sigorta hukukunda ve uluslararası ticarette, “bir mukavelenin veya poliçenin özel şartlarını, sınırlarını, istisnalarını belirleyen her bir tikel madde, şart veya fıkra” anlamına gelen teknik bir terimdir.

    Kloz Kavramının Hukuki Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “sözleşme fıkrası, şartı, özel fıkra” olarak tanımlanan kloz, tarafların irade özerkliği çerçevesinde sözleşme metnine ekledikleri özel hükümleri temsil eder.

    TDV İslâm Ansiklopedisi şart ve akit maddelerinde açıklandığı üzere; akitte kararlaştırılan özel şartların (şürût) geçerli sayılabilmesi için akdin esasına ve kanunun emredici hükümlerine aykırı olmaması esastır.

    Sigorta ve Ticaret Hukukunda Özel Klozlar

    Türk Ticaret Kanunu (TTK m. 1423) ve genel sözleşme hukukunda klozlar, genel işlem şartlarının aksine tarafların müzakere ederek kararlaştırdığı özel hükümleri ifade eder. Sigorta poliçelerinde yer alan “enstitü klozları” veya “muafiyet klozları”, sigortacının sorumluluk sınırlarını ve teminat kapsamını doğrudan tayin eder.

    Edebi Eserlerde Kloz Kavramı

    Sözleşme maddelerindeki ince detaylar ve gözden kaçan şartlar edebiyatımızda şöyle aktarılmıştır:

    “Poliçenin altına küçük harflerle yazılmış o özel **kloz**, kriz anında şirketi devasa bir tazminat yükünden kurtarırken mağduru çaresiz bırakmıştı.”
    Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Sözleşmeye eklenen klozlar ile sağlanan sigorta güvencesi Kuvertür olarak adlandırılır. Hazırlanan metnin bağlayıcılığı İşbu kelimesiyle vurgulanır. Uyulması zorunlu şartlar ise Vacibü’r-Riaye nitelik taşır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Kloz ne demektir?

    Sözleşme veya sigorta poliçelerine eklenen özel madde veya şartlara kloz denir.

    2. Özel kloz genel şartlardan üstün müdür?

    Evet, sözleşmeler hukukunda özel kloz hükümleri genel işlem şartlarına göre öncelikle uygulanır.

  • Kanun Nedir? Neye Denir?

    Kanun (yasa), anayasal düzende yetkili yasama organı (Türkiye Büyük Millet Meclisi) tarafından usulüne uygun olarak çıkarılan, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, genel, soyut, sürekli ve emredici hukuk kuralları bütünüdür.

    Kanun Kavramının Normatif ve Fıkhi Derinliği

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “yasama organınca yapılan ve usulüne göre yürürlüğe giren genel kural” şeklinde tanımlanır. İslâm hukuk usulünde (fıkıh) kanunlaştırma hareketleri kanunname geleneğine dayanır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi kanun maddesinde açıklandığı üzere; Osmanlı devlet yapısında örfi hukukun kodifiye edilmesiyle oluşturulan kanunnameler (örneğin Fatih Kanunnamesi, Mecelle), kamusal düzenin yazılı normlarla muhafaza edilmesini sağlamıştır.

    Anayasal Hiyerarşide Kanun Maddesi

    Anayasa’nın 7. maddesi uyarınca yasama yetkisi Türk Milleti adına TBMM’ye aittir ve devredilemez. Normlar hiyerarşisinde kanunlar, Anayasa’nın altında, yönetmelik ve idari düzenlemelerin ise üstünde yer alır. Kanunların Anayasa’ya aykırı olması durumunda Anayasa Mahkemesi nezdinde iptal davası açılabilir.

    Edebi Eserlerde Kanun Kavramı

    Kanunların soğuk metinleri ve adalet idealinin tecellisi edebiyatımızda şöyle ele alınmıştır:

    “Ciltli kitapların içinde yazan o katı **kanun** maddeleri, doğru kullanıldığında mazlumun sığınağı, yanlış ellere düştüğünde ise en ağır bürokratik engele dönüşüyordu.”
    Ömer Seyfettin, Efruz Bey

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Kanunların Resmi Gazete’de yayımlanması Neşir süreciyle gerçekleşir. Yürürlükten kaldırılan yasalar için Mülga terimi kullanılır. Yasal sistemlerin düzenli gövde haline getirilmesi ise Kod (kanunlaştırma) hareketidir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Bir kanun ne zaman yürürlüğe girer?

    Kanunda açık bir yürürlük tarihi belirtilmemişse, Resmi Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe girer.

    2. Kanunların geriye yürümezliği ilkesi nedir?

    Yeni çıkarılan bir kanunun, yürürlüğe girdiği tarihten önceki olay ve işlemlere kural olarak uygulanamaması esasını ifade eder.

  • İvazsız Tasarruf Nedir? Neye Denir?

    İvazsız tasarruf, borçlar hukuku, medeni hukuk ve icra-iflas hukukunda, bir kimsenin karşı taraftan hiçbir karşılık, bedel veya ivaz almaksızın kendi malvarlığından yaptığı bağışlama, hibe veya hak devri niteliğindeki hukuki işlemdir.

    İvazsız Tasarrufun Fıkhi ve Pozitif Temelleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “karşılıksız kazandırma, ivaz alınmadan yapılan işlem” şeklinde tanımlanır. İslâm borçlar hukukunda (fıkıh) ivazsız akitler teberru’at (bağışlamalar) başlığı altında incelenir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi teberru ve hibe maddelerinde açıklandığı üzere; teberru mahiyetindeki ivazsız işlemler, dürüstlük kuralı ve üçüncü kişilerin haklarının muhafazası açısından özel denetim kurallarına tabi tutulmuştur.

    İcra İflas Kanunu m. 278 Açısından İvazsız Tasarrufların İptali

    200 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 278. maddesi uyarınca; borçlunun hacizden veya iflastan önce yaptığı ivazsız tasarruflar (karşılıksız devirler), alacaklılardan mal kaçırma amacı taşıdığı karinesiyle iptal davasına (tasarrufun iptali davası) konu edilebilir. Kanun, borçlunun hacizden önceki belirli süreler içinde yakın akrabalarına yaptığı devirleri de ivazsız tasarruf bağlamında geçersiz saymaktadır.

    Edebi Eserlerde İvazsız Tasarruf Kavramı

    Mülklerin karşılıksız devri, akrabalar arasındaki mal paylaşımı ve fedakarlıklar edebiyatımıza şöyle aktarılmıştır:

    “Evin mülkiyetini küçük oğluna **ivazsız tasarruf** yoluyla devrettiğinde, diğer varislerin adliye kapılarında başlatacağı o uzun hukuk mücadelesinin fitilini ateşlediğini biliyordu.”
    Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Karşılıksız mal devri sözleşmeleri borçlar hukukunda Hibe olarak adlandırılır. Alacaklıların açtığı davalarda mal kaçırma hareketleri Cüzî İcra takipleri esnasında iptale konu edilir. Yapılan tasarrufların yasalara uygunluğu Caiz olup olmaması yönünden denetlenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. İvazsız tasarruf ne demektir?

    Hiçbir maddi karşılık veya bedel alınmadan yapılan (bağışlama gibi) hukuki kazandırmalardır.

    2. İvazsız tasarrufun iptali davası nedir?

    Borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı karşılıksız devirlerin geçersiz sayılarak malın icra dairesince haczedilmesini sağlayan davadır.

  • İşbu Nedir? Neye Denir?

    İşbu, resmi metinlerde, mahkeme tutanaklarında, sözleşmelerde ve diplomatik yazışmalarda, “tam da eldeki, bahsi geçen, kaleme alınan ve okunan bu belge/metin” anlamına gelen pekiştirmeli bir işaret sıfatıdır.

    İşbu Teriminin Metodolojik ve Hukuki İşlevi

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “özellikle sözleşme, tutanak gibi resmi yazılarda kullanılan ‘bu’ anlamında işaret sözü” olarak tanımlanır. Hukuki metinlerin kaleme alınmasında aidiyet ve sınır kurgusunu netleştirmek amacıyla başvurulan kalıp terimlerdendir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi evrak tanzimi ve diplomatik maddelerinde belirtildiği üzere; Osmanlı bürokratik yazışmalarında ve şer’iyye sicillerinde akdin veya tutanağın sonuna konulan “işbu vesika” ibaresi, belgenin tahrif edilmesini önleyen bir mühür işlevi görmekteydi.

    Sözleşmeler ve Tutanaklar Hukukunda Kullanımı

    Güncel borçlar ve usul hukukunda “İşbu sözleşme iki nüsha olarak imza altına alınmıştır” veya “İşbu tutanak okundu, imza edildi” biçimindeki kullanımlar, belgenin o andaki mevcut metnini tekil ve bağlayıcı bir hukuki işleme dönüştürür. İşbu kelimesi, metnin dışındaki diğer harici belgelere veya beyanlara karşı eldeki metnin bütünlüğünü vurgular.

    Edebi Eserlerde İşbu Kavramı

    Resmi belgelerin ve hukuki sözleşmelerin bağlayıcı dili edebiyatımızda şöyle aktarılmıştır:

    “Masadaki iki nüsha mukavelenin altına imzasını atarken, **işbu** senedin hayatındaki tüm ticari serüveni resmiyetle mühürlediğini biliyordu.”
    Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Metin içinde belirtilen maddelerdeki şartlar Kloz olarak adlandırılır. İki taraf arasında kurulan muamele Akit niteliği taşır. Yazılı belgenin kamuya ilan edilmesi ise Neşir işlemiyle yürütülür.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. İşbu kelimesi yerine ‘bu’ yazılsa sözleşme geçerli olur mu?

    Evet, geçerli olur. İşbu kelimesi hukuki bir geçerlilik şartı değil, geleneksel hukuki anlatım ve pekiştirme aracıdır.

    2. İşbu sözleşme cümlesi nerede kullanılır?

    Genellikle sözleşmelerin giriş bölümünde ve en son kapanış maddesinde (nüsha sayısı ve imza beyanı) kullanılır.

  • İktiham Nedir? Neye Denir?

    İktiham, kelime anlamı olarak “zorla girme, tehlikeye atılma, engelleri hiçe sayarak hücum etme” demektir. Ceza hukukunda, kolluk mevzuatında ve borçlar hukukunda zorla girme, konut dokunulmazlığını ihlal etme veya fiziki zorlama içeren fiilleri nitelendiren klasik bir terimdir.

    İktiham Kavramının Fıkhi ve Ceza Hukukundaki Yeri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “güçlükleri göze alarak girme, zorla sızma” olarak tanımlanır. İslâm ceza hukukunda meskene izinsiz ve zorla girmek (iktiham-ı mekân), özel hayatın gizliliğini ve mülkiyet dokunulmazlığını ihlal eden ağır bir haksız fiil sayılmıştır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ‘suyûr’ ve konut dokunulmazlığı maddelerinde ifade edildiği üzere; kişinin rızası olmaksızın mülküne iktiham edilmesi, meşru müdafaa haklarını doğuran haksız bir saldırı kabul edilir.

    Türk Ceza Kanunu Sistematiğinde İktiham Fiili

    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK m. 116) düzenlenen “Konut Dokunulmazlığının İhlali” suçunda iktiham; cebir, tehdit veya hile kullanılarak başkasının konutuna veya eklentilerine girilmesi şeklinde somutlaşır. Kolluk kuvvetlerinin arama ve el koyma kararlarını infaz ederken usulüne uygun hareket etmesi, hukuka aykırı iktihamları engeller.

    Edebi Eserlerde İktiham Kavramı

    Zorla basılan evler, engelleri aşan cesur çıkışlar ve cebrî müdahaleler edebiyatımızda şöyle aktarılmıştır:

    “Gece yarısı kapıyı kırarak içeri giren adamların bu vahşi **iktiham** eylemi, mahallede günlerce sürecek bir korku ve adli soruşturma dalgası başlattı.”
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Zorlama ve fiziki baskı içeren eylemler hukukta Zecrî tedbirler sınırına dayanır. İktiham sonucu işlenen suçlar ceza hukukunda Cürüm sayılır. Suç eylemini gerçekleştiren kişi ise hukuken Fail sıfatıyla yargılanır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. İktiham ne demektir?

    Hukuki boyutuyla bir yere zorla, rıza olmaksızın veya engelleri kırarak girmek anlamındadır.

    2. Kolluk kuvvetlerinin konuta iktiham etmesi ne zaman hukukidir?

    Ancak hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yetkili merciin yazılı emri (arama kararı) bulunması durumunda hukuka uygundur.