KimdirNedir.Com

Türkiye'nin Hukuk Rehberi

Kategori: Hukuk Terimleri

  • Gabin Nedir? Neye Denir?

    Gabin (aşırı yararlanma), borçlar hukukunda, bir sözleşmede tarafların edimleri arasında açık bir oransızlığın bulunması ve bu oransızlığın, taraflardan birinin hiddeti, deneyimsizliği veya düşüncesizliğinden karşı tarafça sömürülmesi suretiyle doğması durumunu ifade eden irade sakatlığı müessesesidir.

    Gabin Kavramının Fıkhi ve Pozitif Hukuk Temelleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “sözleşmede edimler arasındaki açık oransızlık ve sömürme durumu” olarak tanımlanır. İslâm borçlar hukukunda gabin, gabin-i fâhiş (açık kandırma/aşırı zarar) kavramıyla karşılanır ve piyasa rayicinden belirgin derecede sapma içeren basiretsiz akitlerin iptaline zemin hazırlar.

    TDV İslâm Ansiklopedisi gabin ve hile maddelerinde detaylıca açıklandığı üzere; ticari dürüstlük ilkesini zedeleyen ve zayıf tarafın tecrübesizliğini suistimal eden gabinli akitler, mağdur tarafa akdi feshetme veya bedeli rasyonalize etme hakkı tanır.

    Türk Borçlar Kanunu m. 28 Uyarınca Aşırı Yararlanma

    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca, bir sözleşmede edimler arasında açık bir oransızlık varsa, zarar gören taraf zayıf durumundan yararlanıldığını öğrenmesinden başlayarak 1 yıl ve her halde sözleşmenin kurulmasından itibaren 5 yıl içinde sözleşmeyi hükümsüz kılabilir veya edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini talep edebilir.

    Edebi Eserlerde Gabin Kavramı

    Tecrübesiz insanların sömürülmesi ve fahiş fark içeren akitler edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Saf köylünün tecrübesizliğinden faydalanarak tarlayı yarı fiyatına kapatması, kanun önünde açık bir **gabin** ve sömürü vesikasıydı.”
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Sözleşmenin tarafları dürüst davranmakla mükelleftir; bu kural Dürüstlük Kuralı esasında tahlil olunur. Karşılıklı borç ilişkisi Akit metniyle kurulur. Tacirler açısından ise Basiretli Tacir olma yükümlülüğü gabin iddialarını zorlaştırır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Gabin nedeniyle sözleşme tamamen iptal edilebilir mi?

    Evet, mağdur taraf sözleşmeyi tamamen feshedip verdiklerini geri isteyebileceği gibi, edimler arasındaki dengesizliğin indirilmesini de talep edebilir.

    2. Tacirler gabin hükümlerine dayanabilir mi?

    Tacirlerin basiretli hareket etme yükümlülüğü nedeniyle tecrübesizlik veya düşüncesizlik iddiasıyla gabine dayanması kural olarak çok zordur.

  • Fikri Mülkiyet Nedir? Neye Denir?

    Fikri mülkiyet, insan zekasının, yaratıcılığının ve emeğinin ürünü olan telif hakları (edebiyat, sanat, müzik eserleri) ile sınai mülkiyet haklarını (patent, marka, tasarım, faydalı model) kapsayan gayrimaddi haklar bütünüdür.

    Fikri Mülkiyetin Doktrinel ve Fıkhi Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “düşünce ve sanat ürünleri üzerindeki tekelci mülkiyet hakkı” olarak tanımlanır. Fikri mülkiyet hakları mutlak hak niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi telif ve hak maddelerinde açıklandığı üzere; zihni emeğin ve müellefatın telif hakkı olarak korunması, emeğe saygı ve haksız kazancı önleme esasına dayanır.

    5846 Sayılı FSK ve Sınai Mülkiyet Kanunu

    5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) fikri mülkiyetin yasal çerçevesini çizer. Eser sahibinin manevi ve mali hakları ihlal edildiğinde tecavüzün men’i ve tazminat davaları açılabilir.

    Edebi Eserlerde Fikri Mülkiyet Kavramı

    Yazarın emeği ve telif hakları edebiyatımızda şöyle yer bulmuştur:

    “Yazdığı roman üzerindeki **fikri mülkiyet** hakkını korumak için yayıncıya karşı açtığı dava, edebi emeğin adli bir mücadelesiydi.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Eserlerden yapılan yasal alıntılar İktibas kurallarıyla sınırlanır. Yayınların basılması Neşriyat kurgusudur.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Fikri mülkiyet hakları ne kadar süre korunur?

    Telif hakları kural olarak eser sahibinin yaşadığı sürece ve ölümünden itibaren 70 yıl boyunca korunur.

    2. Fikri mülkiyet ihlalinde hangi mahkeme görevlidir?

    Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk/Ceza Mahkemeleri görevlidir.

  • Fiili Yol Nedir? Neye Denir?

    Fiili yol (kamulaştırmasız el atma), idare hukukunda ve kamulaştırma mevzuatında, kamu idaresinin usulüne uygun bir kamulaştırma kararı ve işlemi olmaksızın, bir vatandaşın özel mülkiyetindeki taşınmazına fiilen yol, tesis veya kamu hizmeti alanı yaparak el koyması durumudur.

    Fiili Yol Durumunun Hukuki Niteliği

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “hukuki usullere uyulmaksızın idarece gerçekleştirilen haksız el atma” şeklinde açıklanır. İdarenin bu eylemi haksız fiil niteliği taşır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi gasp ve kamulaştırma maddelerinde açıklandığı üzere; yetkili makamların dahi rıza ve bedel ödemeksizin mülke el koyması gasp hükmündedir.

    Yargıtay İçtihatları ve Kamulaştırmasız El Atma Davaları

    Fiili yol durumunda taşınmaz maliki, idareye karşı “kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel tespiti” davası veya “el atmanın önlenmesi” davası açma hakkına sahiptir.

    Edebi Eserlerde Fiili Yol Kavramı

    İdarenin haksız el atmaları edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Arazisinin ortasından geçirilen o **fiili yol**, idarenin kanunsuz güç kullanımının ve mülkiyet ihlalinin somut bir resmiydi.”
    Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Taşınmaz sahibi El Atmanın Önlenmesi davası açabilir. Mülkiyet ihlali Ayni Hak güvencesine aykırıdır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Fiili yol durumunda hangi dava açılır?

    Taşınmaz bedelinin tahsili için kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açılır.

    2. Fiili yol davalarında görevli mahkeme neresidir?

    Fiili el atmalar haksız fiil sayıldığından adli yargıda Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.

  • Fiili Taksim Nedir? Neye Denir?

    Fiili taksim, eşya hukukunda ve tapu mevzuatında, paylı mülkiyete veya elbirliği mülkiyetine konu olan bir taşınmazın, paydaşlarca resmi tescil yapılmaksızın kendi aralarında anlaşarak belirli bölümlerini fiilen paylaşması ve kullanması durumudur.

    Fiili Taksimin Hukuki ve Fıkhi Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “ortak taşınmazın paydaşlarca fiilen bölünerek kullanılması” olarak açıklanır. İslâm hukukunda bu durum mühâye’e (kullanım paylaşımı) veya kısmet-i fiiliyye olarak adlandırılır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi kısmet ve mühâye’e maddelerinde belirtildiği üzere; malın aslı bölünmeden yararlanmanın veya alanların fiilen paylaşılması mülkiyet uyuşmazlıklarını önleyen pratik bir çözümdür.

    Şufa (Önalım) Davalarında Fiili Taksim Engeli

    Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca; paydaşlar arasında fiili taksim yapılmış ve herkes kendi bölümünü kullanıyorsa, bir paydaşın payını üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşlar “önalım (şufa) hakkını” kullanamazlar (dürüstlük kuralı gereği).

    Edebi Eserlerde Fiili Taksim Kavramı

    Toprak paylaşımları edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Resmi tapuda ayrılmamış olsa da köylülerin kendi arasında yaptığı o **fiili taksim**, yıllardır tarladaki sınır çizgisini belirliyordu.”
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Hisse oranları Arsa Payı veya tapu kaydı ile belirlenir. Mülkiyet hakkı Ayni Hak niteliğindedir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Fiili taksim tapuda resmi bölünme sağlar mı?

    Hayır, fiili taksim sadece fiili kullanım paylaşımıdır; resmi ifraz (bölünme) yerine geçmez.

    2. Fiili taksim varlığında şufa davası açılabilir mi?

    Paydaşlar arasında fiili taksim varsa dürüstlük kuralı uyarınca önalım (şufa) davası açılamaz.

  • Fiil Ehliyeti Nedir? Neye Denir?

    Fiil ehliyeti, medeni hukuk düzeninde, bir kişinin kendi iradi eylem ve davranışlarıyla borç altına girebilme, hak kazanabilme ve hukuki işlemler gerçekleştirebilme iktidarıdır.

    TMK m. 9-16 Uyarınca Fiil Ehliyeti Şartları

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “kendi fiilleriyle hak edinebilme ve borç altına girebilme ehliyeti” olarak tanımlanır. TMK uyarınca fiil ehliyetinin üç ana şartı vardır: Ergin olmak (reşitlik), ayırt etme gücüne sahip olmak (temyiz kudreti) ve kısıtlı olmamak.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ehliyyetü’l-edâ maddesinde belirtildiği üzere; fıkıhta eda ehliyeti, akli olgunluk (bülûğ ve rüşd) ile sabittir.

    Edebi Eserlerde Fiil Ehliyeti Kavramı

    Yasal yeterlilik edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Ergin yaşa ulaşıp kısıtlılığı kalktığında, hukuken tam bir **fiil ehliyeti** kazanarak kendi geleceğini tayin etme hakkına kavuştu.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Genel statü Ehliyet olarak adlandırılır. Ehliyeti kısıtlanmış olanlar Sınırlı Ehliyetsiz veya Tam Ehliyetsiz sayılır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Fiil ehliyeti olmayanların yaptığı işlemler geçerli midir?

    Ayırt etme gücü olmayan tam ehliyetsizlerin işlemleri kesin olarak hükümsüzdür (yokluk/mutlak butlan).

    2. Hak ehliyeti ile fiil ehliyeti arasındaki fark nedir?

    Hak ehliyeti hak sahibi olabilme pasif yetkisidir; fiil ehliyeti ise kendi işlemleriyle hak kazanıp borç altına girebilme aktif yetkisidir.

  • Ferağ Takriri Nedir? Neye Denir?

    Ferağ takriri, tapu hukukunda, taşınmaz malikinin tapu sicil müdürü huzurunda, gayrimenkul üzerindeki mülkiyet hakkını veya ayni hakkı başkasına devrettiğine dair verdiği resmi sözlü ve yazılı irade beyanıdır.

    Ferağ Takririnin Hukuki Niteliği

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “tapuda mülkiyetin başkasına geçirilmesi için verilen resmi beyan” olarak açıklanır. Tapu Kanunu m. 26 gereğince ferağ takriri alınmadan tescil işlemi yapılamaz.

    TDV İslâm Ansiklopedisi takrir ve tapu maddelerinde açıklandığı üzere; hak sahibinin yetkili memur önünde iradesini ikrar ve beyan etmesi (takrir) mülkiyetin intikali için zorunludur.

    Edebi Eserlerde Ferağ Takriri

    Tapudaki resmi beyanlar edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Tapu memurunun önünde verilen **ferağ takriri** ile birlikte, yılların konağı resmi kütükte yeni sahibinin adına tescil olundu.”
    Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Takrir verilmesi Ferağ eylemini tamamlar. İşlem resmi resmi yetki ile yürütülür. Hak kazanımı Ayni Hak sonucunu doğurur.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Ferağ takriri vekaleten verilebilir mi?

    Evet, vekaletnamede özel yetki bulunması kaydıyla avukat veya vekil aracılığıyla ferağ takriri verilebilir.

    2. Ferağ takririnden vazgeçilebilir mi?

    Tapu kütüğüne tescil yapılıncaya kadar taraflar tek taraflı olarak takrirden vazgeçebilir.

  • Ferağ Nedir? Neye Denir?

    Ferağ, gayrimenkul (taşınmaz) hukukunda ve eşya hukukunda, bir kimsenin mülkiyetinde veya zilyetliğinde bulunan bir taşınmazı, hakkı veya mülkiyet payını başka bir kimseye rızasıyla devretmesi, mülkiyetten vazgeçip başkası lehine terk etmesi işlemidir.

    Ferağ Kavramının Fıkhi ve Tapu Hukukundaki Yeri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “mülkiyet hakkını veya zilyetliği başkasına devretme, vazgeçme” şeklinde tanımlanır. İslâm ve Osmanlı arazi hukukunda (Mecelle) mîrî arazinin zilyetlik hakkının başkasına devredilmesi ferağ işlemiyle yürütülmekteydi.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ferağ ve mîrî arazi maddelerinde açıklandığı üzere; ferağ, mülkiyetin veya kullanım hakkının idare (tapu) huzurunda başkasına aktarılmasını ifade eder.

    Tapu Kanunu Uyarınca Ferağ İşlemleri

    2644 sayılı Tapu Kanunu uyarınca taşınmaz ferağı resmi şekilde yapılmadıkça hukuki sonuç doğurmaz. Ferağın satım, hibe veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi bir hukuki sebebe dayanması şarttır.

    Edebi Eserlerde Ferağ Kavramı

    Arazilerin devri ve tapu işlemleri edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Tapu dairesinde gerçekleşen **ferağ** merasiminden sonra köydeki aile toprağı resmiyetle yeni sahibine geçmişti.”
    Ömer Seyfettin, Efruz Bey

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Ferağ beyanının tapuda verilmesi Ferağ Takriri olarak adlandırılır. Devir işlemi Devir esaslarına tabidir. İşlem sonucunda mülkiyet İktisap edilir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Ferağ vermek ne demektir?

    Tapu sicil müdürlüğünde taşınmazın mülkiyetini başkasına devrettiğini resmi memur önünde beyan etmektir.

    2. İvazlı ve ivazsız ferağ nedir?

    Bir bedel karşılığında yapılan ferağ ivazlı (satış); karşılıksız yapılan ferağ ise ivazsızdır (bağışlama).

  • Fesih Nedir? Neye Denir?

    Fesih, borçlar hukukunda, iş hukukunda ve ticaret hukukunda, sürekli bir borç ilişkisini veya sözleşmeyi taraflardan birinin tek taraflı irade beyanıyla geleceğe etkili olarak sona erdirmesi eylemidir.

    Fesih Müessesesinin Fıkhi ve Pozitif Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “geçerli bir sözleşmenin geleceğe dönük olarak bozulması, hükümsüz kılınması” biçiminde açıklanır. İslâm borçlar hukukunda akitlerin bozulması fash veya ikâle (karşılıklı fesih) esaslarıyla düzenlenir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi fesih ve ikâle maddelerinde vurgulandığı üzere; akitte kusur veya ayıp ortaya çıktığında ya da haklı sebepler oluştuğunda akdin feshedilmesi tarafları zarardan koruyan yasal bir haktır.

    Türk Borçlar Kanunu ve İş Kanunu Açısından Fesih

    Fesih hakkı yenilik doğuran (inşai) bir haktır. İş Kanunu m. 18-25 uyarınca işleşmenin haklı nedenle feshi veya geçerli nedenle feshi kıdem tazminatı ve işe iade haklarını doğrudan şekillendirir.

    Edebi Eserlerde Fesih Kavramı

    Sözleşmelerin bozulması ve ayrılık edebiyatımızda şöyle geçer:

    “İmzalanan o resmi **fesih** bildirimi, yıllardır süren ticari ortaklığın ve dostluğun nihai sonu demekti.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Sözleşmenin bozulması işlemi Akdin Feshi kurgusuna dayanır. Süreç Akit bağını söndürür. Bildirimler resmi ihbar ile iletilir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Fesih ile dönme arasındaki temel fark nedir?

    Fesih sözleşmeyi geleceğe etkili olarak sona erdirir; dönme (ihsash) ise sözleşmeyi geçmişe etkili olarak baştan itibaren ortadan kaldırır.

    2. Fesih beyanı geri alınabilir mi?

    Yenilik doğuran bir hak olduğu için karşı tarafa ulaştıktan sonra kural olarak tek taraflı geri alınamaz.

  • Feragat Nedir? Neye Denir?

    Feragat, özel hukukta, usul hukukunda ve borçlar rejiminde, bir hakkın sahibinin kendi hür iradesiyle hakkından, tazminat isteminden veya açmış olduğu davadan karşı tarafın kabulüne bağlı olmaksızın vazgeçmesi işlemidir.

    Feragat Müessesesinin Doktrinel ve Fıkhi Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “hakkından veya davasından kendi isteğiyle vazgeçme” şeklinde tanımlanır. İslâm borçlar hukukunda (fıkıh) hak sahibinin alacağından vazgeçmesi isqât veya ibra müessesesiyle karşılık bulur.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ibra ve iskat maddelerinde açıklandığı üzere; şahsın kendi hakkı üzerindeki tasarruf yetkisine dayanarak alacağından feragat etmesi borcu tamamen düşüren meşru bir tasarruftur.

    HMK Sistematiğinde Feragat ve Kesin Hüküm Etkisi

    6100 sayılı HMK’nın 307. maddesi uyarınca feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat beyanı mahkemeye ulaştığı andan itibaren kesin hüküm (res judicata) sonuçlarını doğurur; feragat eden taraf aynı hakka dayanarak bir daha dava açamaz.

    Edebi Eserlerde Feragat Kavramı

    Ahlaki fedakarlıklar ve yasal haklardan vazgeçme edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Yıllar süren o ailevi uyuşmazlığa son vermek adına miras haklarından tamamen **feragat** ettiğinde, herkes onun gösterdiği bu asil tavrı konuşuyordu.”
    Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Dava sürecinde yapılan vazgeçme Davadan Feragat olarak adlandırılır. Borçlunun aklanması İbra sözleşmesiyle gerçekleşir. İşlem tek taraflı Beyan esasına dayanır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Feragat beyanı geri alınabilir mi?

    Kural olarak feragat beyanından dönülemez; ancak irade bozukluğu (hata, hile, korkutma) hallerinde feragatin iptali dava edilebilir.

    2. Feragat kayıtsız şartsız mı yapılmalıdır?

    Evet, usul hukuku uyarınca feragat beyanı kayıtsız ve şartsız olmalıdır.

  • Fer’i Müdahale Nedir? Neye Denir?

    Fer’i müdahale, usul hukukunda, görülmekte olan bir davaya taraf olmayan üçüncü bir kişinin, davanın taraflarından birinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunması sebebiyle, o tarafa yardım etmek amacıyla davaya katılması işlemidir.

    Fer’i Müdahalenin Doktrinel ve HMK Sistematiği

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “bir davada taraflardan birine destek olmak üzere davanın yanına katılan üçüncü kişinin durumu” olarak tanımlanır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK m. 66-70) düzenlenen fer’i müdahale, bağımsız bir dava değildir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ‘dava’ ve ‘müdahale’ maddelerinde vurgulandığı üzere; davanın neticesinden dolaylı olarak etkilenecek ihbar olunan kişilerin adli süreçte yer alarak iddiaları desteklemesi, hak kaybını önleyici bir usul kalkanıdır.

    Fer’i Müdahilin Usuli Konumu ve Sınırları

    Fer’i müdahil, katıldığı tarafın yanında yer alır ve onun usul işlemlerini destekler. Yanında katıldığı tarafın eylemlerine aykırı işlemler yapamaz; yalnız başına davadan feragat edemez veya davayı kabul edemez. Mahkeme fer’i müdahil hakkında müstakil bir hüküm kurmaz, hüküm asıl taraflar arasında verilir.

    Edebi Eserlerde Fer’i Müdahale Kavramı

    Davaya dışarıdan katılan kişilerin ve hukuki dayanışmanın edebiyatımızdaki yansıması şöyledir:

    “Dostunun hakkını savunmak amacıyla mahkemeye sunduğu **fer’i müdahale** talebi kabul edildiğinde, davanın kaderini etkileyecek tanıklığını resmen sunma hakkı kazandı.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Üçüncü kişinin her iki tarafa karşı bağımsız hak iddiasında bulunması Asli Müdahale olarak adlandırılır. Müdahale olunan ilk dosya Asıl Dava niteliğindedir. İşlemler usul kanunlarındaki Usul kurallarına tabidir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Fer’i müdahil kanun yoluna (istinaf/temyiz) başvurabilir mi?

    Fer’i müdahil, ancak katıldığı taraf ile birlikte veya onun rızası dahilinde kanun yoluna başvurabilir; tek başına taraf aleyhine karar verilemez.

    2. Fer’i müdahale harca tabi midir?

    Evet, fer’i müdahale talebinde bulunan kişi maktu başvuru harcı ödemekle mükelleftir.