KimdirNedir.Com

Türkiye'nin Hukuk Rehberi

Kategori: Hukuk Terimleri

  • Caiz Nedir? Neye Denir?

    Caiz, kökeni İslam hukukuna (fıkıh) dayanmakla birlikte, modern hukuk metodolojisinde de “yapılmasında hukuki bir engel bulunmayan, yasalara, ahlaka ve kamu düzenine uygun olan, geçerli sayılan” eylem ve işlemleri ifade eden köklü bir terimdir. Karşıtı “gayrıcaiz” veya hukuki sakatlık durumlarıdır.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Bir sözleşme hükmünün, vasiyetnamenin veya idari işlemin “caiz olması”, onun hukuk düzeni tarafından tanındığı ve meşru kabul edildiği anlamına gelir. Medeni hukukta borç ilişkilerinin sınırları belirlenirken, tarafların irade hürriyeti ancak kanunun çizdiği meşruiyet dairesinde caizdir. Kanunun açıkça yasaklamadığı, kamu düzenini sarsmayan ve ahlaka aykırı olmayan her türlü irade beyanı hukuken caiz kabul edilerek korunur. Mahkemeler, bir talebin veya delilin ikame edilip edilemeyeceğini incelerken öncelikle onun hukuken “caiz olup olmadığı” yönünde bir ön inceleme yaparlar.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Geleneksel ahlak normları ile modern pozitif hukukun sınırları arasında sıkışan bireylerin yaşadığı iç çatışmalar, edebiyatımızda bu kavramın felsefi derinliğiyle ele alınmıştır:

    “Yaptığı işin vicdanen ne kadar doğru olduğunu bilse de, adliye koridorlarındaki o sert kanun maddeleri karşısında bunun hukuken **caiz** olup olmadığını kestiremiyordu.”
    — Ömer Seyfettin, Efruz Bey

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Hukuki kuralların çiğnenmesi veya sözleşme ihlalleri durumunda, hak sahibinin alacağına kavuşabilmesi için devlet eliyle Cebren (zorla) icra mekanizmaları devreye sokulur. Kişilerin iddialarını veya savunmalarını resmiyete döktükleri dava kağıtlarının mahiyette hangi hukuki Cins hak kurgusuna dayandığı hakim tarafından re’sen tayin edilir. Hakkın savunulması sürecinde davanın özünü ve haklılığını ortaya koyacak yasal def’i hakları, yani resmi Def’i argümanları usulünce ileri sürülmelidir.

  • Cebren Nedir? Neye Denir?

    Cebren, hukuk dilinde “devletin yasal gücünü, egemenlik salahiyetini veya fiziki gücü kullanarak, bir kimseyi iradesi hilafına belirli bir hukuki yükümlülüğü yerine getirmeye zorlamak suretiyle” gerçekleştirilen eylemleri ifade eder. Meşru cebir, devletin kamu düzenini korumadaki tekelidir.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Kişilerin kendi haklarını kendi güçleriyle aramaları (ihkak-ı hak) yasak olduğundan, hukukun emrettiği müeyyideler ancak devlet eliyle “cebren” infaz edilir. İcra-iflas hukukunda borcunu ödemeyen kişinin mallarına el konulup satılması “cebri icra” rejimiyle yürütülür. Ceza hukukunda ise bu kavram, suçun kurucu unsuru olan “cebir ve şiddet” maddi fiillerini niteler; yasal dayanağı olmaksızın bireylerin birbirini cebren zorlaması hürriyeti tahdit suçu teşkil eder. Meşru cebir, hukukun kâğıt üzerinde kalmamasını sağlayan yaptırım gücüdür.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Devletin ezici gücü, icra memurlarının soğuk uygulamaları ve bireyin iradesinin yasal zorlamalar karşısında kırılması edebiyatımızda dramatik birer toplumsal eleştiri konusudur:

    “Evin kapısı açılıp da eşyalar sokak ortasına **cebren** çıkarıldığında, hukukun adalet yüzünden ziyade o acımasız ve zorba gücüyle karşı karşıya kaldığını hissetti.”
    — Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Yargılama süreçlerinde kişilerin mahkeme önünde hazır bulunmasını sağlamak amacıyla çıkarılan zorunlu davet yazısı, yani resmî Celp kararı, cebrî gücün ilk adımıdır. Ceza kanunlarında suç olarak nitelendirilen ve toplumsal barışı sarsan her türlü haksız fiil, hukuk terminolojisinde Cürüm kapsamında yargılamaya tabi tutulur. Maddi veya manevi olguların, bir hakkın varlığını veya yokluğunu hakime gösterme gücü, hukukta Delalet Etmek kavramsal bağıyla çözümlenir.

  • Celp Nedir? Neye Denir?

    Celp, usul hukukunda, mahkemenin, savcılığın veya yetkili idari mercilerin, bir davada dinlenmesi gereken tarafları, tanıkları, bilirkişileri ya da uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan resmî belgeleri kendi huzuruna getirtme emrini ve bu amaca hizmet eden resmî çağrı senedini (davetiyeyi) ifade eder.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Yargılama faaliyetlerinin yürütülebilmesi, süjelerin ve delillerin mahkeme huzurunda toplanmasıyla mümkündür. “Tanık celbi” veya “dosya celbi” usul hukukunun emredici kurallarına göre yapılır. Bir belgenin başka bir devlet dairesinden celp edilmesine karar verildiğinde, mahkeme ilgili kuruma resmî müzekker yazar. Kişilerin celbi durumunda ise, çağrıya uymamanın yasal yaptırımları (zorla getirme, para cezası) resmî kâğıtta ihtar edilir. Celp mekanizması, adil yargılanma hakkı kapsamında tarafların delillerini mahkemeye sunabilmesini güvence altına alan usuli bir zorunluluktur.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Köy hayatına aniden giren jandarma eliyle tebliğ edilen celp kâğıtlarının köylü üzerinde yarattığı korku ve devletin mutlak gücü, edebiyatımızda realist pasajlarla resmedilmiştir:

    “Muhtarın eliyle uzattığı o mahkeme **celp** varakası, huzur içinde akıp giden köy hayatına devletin o ciddi ve hesap soran yüzünü aniden sokmuştu.”
    — Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Mahkemenin resmi oturumları, hakimin dosyayı tarafların huzurunda incelediği kurumsal Celse aşamalarında ilerler. Ticari işletmelerin veya davalı kurumların süreklilik arz eden, geçici olmayan yapısal niteliği, hukuken Daimi statü kurallarıyla muhafaza edilir. Davanın esasını aydınlatacak, iddiaların doğruluğunu yargıç önünde ispat kılacak hakiki vesikalar, usulünce sunulan Delil araçlarıdır.