Celp, usul hukukunda, mahkemenin, savcılığın veya yetkili idari mercilerin, bir davada dinlenmesi gereken tarafları, tanıkları, bilirkişileri ya da uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan resmî belgeleri kendi huzuruna getirtme emrini ve bu amaca hizmet eden resmî çağrı senedini (davetiyeyi) ifade eder.
Kavramsal ve Metodolojik Boyut
Yargılama faaliyetlerinin yürütülebilmesi, süjelerin ve delillerin mahkeme huzurunda toplanmasıyla mümkündür. “Tanık celbi” veya “dosya celbi” usul hukukunun emredici kurallarına göre yapılır. Bir belgenin başka bir devlet dairesinden celp edilmesine karar verildiğinde, mahkeme ilgili kuruma resmî müzekker yazar. Kişilerin celbi durumunda ise, çağrıya uymamanın yasal yaptırımları (zorla getirme, para cezası) resmî kâğıtta ihtar edilir. Celp mekanizması, adil yargılanma hakkı kapsamında tarafların delillerini mahkemeye sunabilmesini güvence altına alan usuli bir zorunluluktur.
Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi
Köy hayatına aniden giren jandarma eliyle tebliğ edilen celp kâğıtlarının köylü üzerinde yarattığı korku ve devletin mutlak gücü, edebiyatımızda realist pasajlarla resmedilmiştir:
“Muhtarın eliyle uzattığı o mahkeme **celp** varakası, huzur içinde akıp giden köy hayatına devletin o ciddi ve hesap soran yüzünü aniden sokmuştu.”
— Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah
İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar
Mahkemenin resmi oturumları, hakimin dosyayı tarafların huzurunda incelediği kurumsal Celse aşamalarında ilerler. Ticari işletmelerin veya davalı kurumların süreklilik arz eden, geçici olmayan yapısal niteliği, hukuken Daimi statü kurallarıyla muhafaza edilir. Davanın esasını aydınlatacak, iddiaların doğruluğunu yargıç önünde ispat kılacak hakiki vesikalar, usulünce sunulan Delil araçlarıdır.