Delil Nedir? Neye Denir?

Delil, usul hukukunun ve ispat hukukunun en temel direği olup, “mahkeme önünde tartışmalı olan bir maddi vakıanın, iddianın veya suç unsurunun hakikatini ortaya çıkarmaya, hakimi ikna etmeye yarayan yasal ve mantıksal kanıt aracı”dır. “Hukuk delillerle konuşur” ilkesinin somut aracıdır.

Kavramsal ve Metodolojik Boyut

Bir davanın kazanılması veya kaybedilmesi, sunulan delillerin sıhhatine bağlıdır. Hukukumuzda deliller; senet, kesin hüküm, yemin gibi “kesin deliller” ve tanık, bilirkişi, keşif gibi “takdiri deliller” olmak üzere ikiye ayrılır. Ceza hukukunda ise “delil serbestisi” ilkesi geçerlidir ancak bir delilin hükme esas alınabilmesi için mutlaka yasal yollarla elde edilmiş olması şarttır; hukuka aykırı elde edilen deliller (zehirli ağacın meyvesi teorisi) kesinlikle dikkate alınamaz. Deliller, yargıcın öznel kanaatini nesnel adalet ölçütlerine bağlayan yasal teminatlar dökümüdür.

Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

Haklılığın ispatı, kâğıtlar üzerindeki mühürlerin insan kaderini tayin etmesi ve masumiyetin kanıtlanması mücadelesi, edebiyatımızda adli birer dram unsuru olarak delil kelimesiyle işlenmiştir:

“Haklı olduğunu biliyordu ama mahkemenin o soğuk duvarları arasında, bunu ispat edecek tek bir yazılı **delil** sunamadığı için sessizce mahkûm oldu.”
Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur

İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

Yargılama esnasında tarafların hak arama disiplini kapsamında iddialarını sunmaları, usul hukukunda savunma Dermeyan etmek fiiliyle anlam kazanır. Bir uyuşmazlığın, davanın veya suç fiilinin taşıdığı toplumsal ve hukuki öncelik derecesi, Ehemmiyet kıstası çerçevesinde tayin edilir. Şüpheleri ortadan kaldıran, adaletin gecikmeden tecellisini sağlayan mutlak kanıt durumları, vicdanlarda Elbette karşılık bularak hukuki barışı tesis eder.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir