Adli kontrol, ceza muhakemesi hukukunda, tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüpheli veya sanığın özgürlüğünü tamamen kısıtlamak yerine belirli yükümlülüklere tabi tutularak denetim altına alınmasını sağlayan koruma tedbiridir.
Adli Kontrolün CMK m. 109 Uyarınca Esasları
Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “tutuklama yerine uygulanan denetimli serbestlik tedbiri” şeklinde tanımlanır. CMK m. 109 uyarınca yurt dışına çıkış yasağı, imza atma yükümlülüğü gibi tedbirleri içerir.
TDV İslâm Ansiklopedisi kefalet ve hürriyet maddelerinde açıklandığı üzere; tutuklama gibi ağır tedbirler yerine kefalet ve denetim usullerinin uygulanması orantılılık ilkesinin gereğidir.
Edebi Eserlerde Adli Kontrol Kavramı
Özgürlüğün denetim altına alınması edebiyatımızda şöyle geçer:
“Hakkında verilen **adli kontrol** kararıyla her hafta karakola imza atmaya giderken, hürriyetin ne kadar kıymetli bir hazine olduğunu anlıyordu.”
— Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar
Adli kontrol tedbirlerini yürüten birimler Adli Kolluk güçleridir. Şüpheli ceza davasında Fail olarak yargılanır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Adli kontrol kararına itiraz edilebilir mi?
Evet, kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren 7 gün içinde asliye ceza mahkemesine itiraz edilebilir.
2. Adli kontrol tedbirine uyulmazsa ne olur?
Adli kontrol yükümlülüklerine ihlal eden şüpheli veya sanık hakkında hemen tutuklama kararı verilebilir.
