Nam-ı müstear (ödünç ad/gizli isim), borçlar ve eşya hukukunda, bir kimsenin gerçekte kendi nam ve hesabına yapacağı bir hukuki işlemi, üçüncü kişilerden gizlemek amacıyla başka bir kişinin adını kullanarak (ödünç adla) yapması durumudur.
Doktrinel Yapısı
Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “başkasının adını kullanarak işlem yapma, ödünç ad” olarak tanımlanır.
Edebi Eserlerde Nam-ı Müstear
“Tapu kayıtlarında **nam-ı müstear** kullanıldığı iddiasıyla inançlı işlem davası açıldı.”
— Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu
İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar
Bu tür işlemler Muvazaa kuralları çerçevesinde inançlı işlem olarak değerlendirilir. Hak iddiası İspat kuralına tabidir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Nam-ı müstear ile yapılan işlemler geçerli midir?
Tarafların gerçek iradeleri ile tapudaki beyanları farklı olsa da inançlı işlemler hukuken belirli şartlarda geçerli kabul edilir.
2. Nam-ı müstear iddiası nasıl ispatlanır?
Yazılı delil (inanç sözleşmesi) ile ispatlanması esastır.
