KimdirNedir.Com

Türkiye'nin Hukuk Rehberi

Kategori: Hukuk Terimleri

  • Ekipman Nedir? Neye Denir?

    Ekipman, borçlar hukuku, iş hukuku ve deniz ticareti hukuku disiplinlerinde, “belirli bir işin, üretimin, hizmetin, geminin veya fabrikanın amacına uygun olarak yürütülebilmesi için bulundurulması zorunlu olan teknik donanım, araç, gereç ve teçhizatın bütünü”dür.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    İş hukukunda işverenin, iş sağlığı ve güvenliği kuralları uyarınca işçilere “kişisel koruyucu ekipman” sağlama yüklenimi emredici bir yasal borçtur; bu borcun ihlali halinde doğacak iş kazalarından işveren mutlak sorumlu tutulur. Ticaret ve eşya hukukunda ise, bir fabrikanın veya taşınmazın devri durumunda, aksine sözleşme yoksa, işletmenin işleyişine tahsis edilmiş olan bilimum ekipman da “eklenti” (mütemmim cüz veya teferruat) sayılarak asıl malla birlikte devredilmiş kabul edilir. Ekipman, soyut ticari kapasitenin somut üretim gücüdür.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Sanayileşmenin getirdiği iş kazaları, fabrikalardaki mekanikleşme ve insan emeğinin makineler karşısındaki durumu edebiyatımızda toplumcu gerçekçi yazarlarca işlenmiştir:

    “Maden ocağının derinliklerinde, yetersiz yasal önlemler ve eksik **ekipman** yüzünden her an ölümle burun buruna çalışan işçilerin kaderi iki satırlık gazete haberi olmamalıydı.”
    — Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Kararların alınmasında kurul çoğunluğunun irade üstünlüğü saptaması, yargılama usullerinde Ekseriyet (çoğunluk) kuralları çerçevesinde yürütülür. Hukuki işleri yapmaya yetkin görülme, mesleki ahlak ve yasalara uygun davranma niteliği, kişinin Ehil (yetkin) bir aktör olmasıyla ölçülür. Ceza hukukunda sanıkların veya şüphelilerin dış görünüş, boy, kilo gibi ayırt edici fiziksel özellikleri, resmî Eşkâl tespiti tutanaklarıyla resmiyete dökülür.

  • Ekseriyet Nedir? Neye Denir?

    Ekseriyet, kurumsal hukukta ve usul hukukunda, “bir kurulun, meclisin, mahkeme heyetinin veya ortaklar genel kurulunun karar alabilmesi ya da toplanabilmesi için aranan yasal çoğunluk” anlamına gelir. Demokrasi ve ortak akıl ilkelerinin kurumsal işleyiş formülüdür.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Hukukta ekseriyet; “salt çoğunluk”, “nitelikli çoğunluk” veya “mutlak çoğunluk” gibi yasal alt kırılımlara ayrılır. Örneğin; Yargıtay veya Anayasa Mahkemesi heyetlerinde kararlar kural olarak salt ekseriyetle alınır; ancak anayasa değişikliği iptali gibi hayati konularda kanun niteliğinde yüksek (üçte iki gibi) bir ekseriyet şartı aranır. Şirketler hukukunda genel kurul kararlarının geçerliliği hisse ekseriyetine tabi kılınarak sermayenin iradesi korunur. Ekseriyet kuralları, azınlığın haklarını korurken kurumsal kördüğümleri çözerek sistemin işlemesini sağlar.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Meclislerdeki oylamalar, heyet odalarındaki fikir çatışmaları ve çoğunluğun iradesi karşısında azınlıkta kalan haklı seslerin dramı edebiyatımızda kurumsal sahnelerle işlenmiştir:

    “Üyelerin büyük bir kısmı statükodan yanaydı; adalet çığlığı, heyetin o ezici **ekseriyet** oyları arasında sessizce boğulup gitti.”
    — Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Yargı yerlerinin veya yasama organlarının tesis ettiği işlemlerin hukuki dayanağını gösteren açıklama raporu, kararın Esbab-ı Mucibe (gerekçe) metnidir. Mahkemelerin uyuşmazlığın çözümü amacıyla görüş talep ettiği bilimsel uzman kadroları, hukuk dilinde Ehlivukuf (bilirkişi) olarak tanımlanır. Bir davanın veya yasal takibin esasına geçilmeden önce, usul kuralları uyarınca Evvela (öncelikle) şekil ve yetki şartlarının incelenmesi emredici kuraldır.

  • Esbab-ı Mucibe Nedir? Neye Denir?

    Esbab-ı Mucibe, eski hukuk metinlerinde, kanun tasarılarında ve mahkeme hükümlerinde sıklıkla kullanılan, günümüz hukukunda “gerekçe” terimiyle karşılanan, “bir kararın, bir yasa maddesinin veya hukuki talebin arkasındaki zorunlu kılıcı nedenler, temel yasal gerekçeler” anlamına gelen köklü bir terimdir.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Anayasa uyarınca, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli (esbab-ı mucibeli) olarak yazılması zorunludur. Gerekçesiz bir hüküm, adil yargılanma hakkını ortadan kaldıran mutlak bir hukuki sakatlıktır. Bir yasa tasarısının başında yer alan esbab-ı mucibe layihası (gerekçe raporu), o kanunun hangi toplumsal ihtiyacı karşılamak üzere, hangi mantıkla kaleme alındığını gösterir ve bilahare o kanunun yorumlanmasında hakime en hakiki yolu sunar. Gerekçe, hukukun keyfilikten sıyrılıp rasyonel akla dayanmasının resmî kanıtıdır.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Resmî kararların arkasındaki yasal mantığın insan vicdanıyla uyuşup uyuşmaması, edebiyatımızda adli mekanizmanın meşruiyeti üzerinden sorgulanmıştır:

    “Hüküm fıkrasının önünde yer alan o uzun **, kâğıt üzerinde ne kadar mantıklı görünse de, analık kalbinin feryadını dindirmeye yetmiyordu.”
    — Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Maddi olguların, sözleşme maddelerinin veya ekonomik verilerin zamana bağlı değişim oranları, resmî istatistiki Endeks verileri üzerinden takip edilerek sözleşmelere uyarlanır. Hak arama disiplini kapsamında, bireylerin yasal işlem kurabilme veya davacı olabilme sınırları, medeni kanunun emrettiği Ehliyet rejimine tabidir. Toplumsal veya kurumsal işleyişte aktif olarak rol oynayan, durmaksızın üretim veya icraat üreten Faal nitelikteki unsurlar, hukukun dinamizmini yansıtır.

  • Endeks Nedir? Neye Denir?

    Endeks, borçlar hukuku, iş hukuku ve ekonomi hukukunda, “belirli maddi değerlerin, fiyatların, ücretlerin veya paranın satın alma gücünün zaman içindeki değişimini gösteren resmi istatistiki gösterge dizini”dir. Uzun vadeli sözleşmelerde paranın değer kaybına karşı koruma sağlayan yasal bir enstrümandır.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Hukuki işlemlerde “endekse dayalı sözleşmeler” (örneğin tüketici fiyat endeksine -TÜFE- göre kira artışı), enflasyonist ortamlarda taraflar arasındaki edimsel dengenin bozulmasını engeller. İş hukukunda asgari ücretin veya kıdem tazminatı tavanlarının belirlenmesinde bu veriler temel alınır. Kira hukukunda ise kanun koyucu, kiracıyı korumak adına yapılacak yıllık artışların azami sınırını resmi endeks oranlarına bağlamıştır. Endeks, soyut piyasa hareketlerini hukuki sözleşmelerde uygulanabilir nesnel matematiksel normlara dönüştürür.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Ekonomik değişimlerin, hayat pahalılığının ve kâğıt üzerindeki rakamların insan hayatı üzerindeki sarsıcı etkileri edebi metinlerde toplumsal birer analiz olarak yer bulur:

    “Gazetelerin ekonomi sayfalarında yayımlanan o karmaşık **endeks** rakamları, onun gözünde mutfağındaki ekmeğin küçülmesini resmiyetle belgeleyen soğuk birer işaretti.”
    — Ömer Seyfettin, Efruz Bey

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Uyuşmazlıkların çözümünde mahkemelerin veya tarafların geçmişte verilmiş benzer nitelikteki bağlayıcı kararlara uyması, yani Emsal içtihat takibi adalette istikrarı sağlar. Herhangi bir karşılık beklemeden, tamamen onursal ve saygınlık nişanesi olarak yürütülen kamusal görevler, hukuk statüsünde Fahri vazifeler olarak adlandırılır. Hak arama süreçlerinde iddiaların hakikatini, doğruluğunu mutlak surette ortaya koyan yasal ispat araçları, duruşmalarda sunulan Delil unsurlarıdır.

  • Elbette Nedir? Neye Denir?

    Elbette, “şüphesiz, kuşkusuz, kaçınılmaz olarak, hukuki mantığın ve hakikatin doğal bir gereği olarak” anlamına gelen, mahkeme gerekçelerinde veya yasa tefsirlerinde adli muhakemenin kesinliğini ve tartışmasız doğruluğunu vurgulamak için başvurulan pekiştirici bir zarftır.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Hukuki gerekçelendirmede (muhakemede), hakim ulaştığı kanaati şüpheye yer bırakmayacak açıklıkta ortaya koymalıdır. Bir kararda “Sanığın olay yerinde olduğu kamera kayıtlarıyla sabit olduğuna göre, suç aletini saklayanın da elbette kendisi olduğu kabul edilmiştir” şeklindeki kullanım, mantıksal silsilenin kesinliğini gösterir. Hukukun genel ilkelerinin ve dürüstlük kuralının doğal sonuçları tartışılırken, hakikatin kaçınılmaz yönü bu terimle mühürlenerek kararın ikna gücü artırılır.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Doğruluğun, masumiyetin ve sarsılmaz adalet inancının insan dilindeki en kararlı ifadesi edebi metinlerde bu kelimenin sarsılmaz vurgusuyla verilmiştir:

    “İftiralara uğrasa da, adalet çarkı yavaş dönse de, hakikat günün birinde **elbette** gün yüzüne çıkacaktı; bu inançla ayakta kaldı.”
    — Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Teknik konularda, yasal işlemler yapmaya veya bir uyuşmazlığı uzman gözüyle çözmeye yetkin nitelikteki kişiler, hukuk rejiminde Ehil (yetkin) olarak kabul edilir. Sözleşmenin ifası, davanın açılması veya suçun işlendiği esnadaki zaman dilimi, yani olayın meydana geldiği Esnasında safhası, yasal hakların sınırını çizer. Ceza veya borçlar hukukunda yasalara aykırı eylemi bizzat gerçekleştiren, iradesiyle haksız sonucu doğuran gerçek şahıs, hukuk lügatinde Fail olarak tanımlanır.

  • Daimi Nedir? Neye Denir?

    Daimi, “sürekli, kesintisiz, kalıcı, muvakkat (geçici) olmayan” anlamlarına gelir. Hukuk ilişkilerinin kurulmasında ve hakların niteliğinde süreklilik unsurunu belirtmek amacıyla kullanılan kurucu bir sıfattır.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Hukuk kuralları doğası gereği süreklidir ve aksi belirtilmedikçe “daimi” olarak yürürlükte kalır. Medeni hukukta “daimi haklar” (örneğin mülkiyet hakkı), zamanaşımına uğramayan ve kullanılmasıyla tükenmeyen haklardır. Sözleşmeler hukukunda “daimi borç ilişkileri”, kira veya iş sözleşmelerinde olduğu gibi edimin bir seferde değil, zaman içinde kesintisiz olarak yerine getirildiği uzun soluklu ilişkilerdir. İdare hukukunda ise “daimi kadro” statüsü, memurların iş güvencesini ve devlet mekanizmasının istikrarını koruyan yasal bir teminattır.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Zamanın geçiciliği karşısında hukukun ve devletin kalıcılık iddiası, edebi yapıtlarda kurumların sarsılmaz yapısı üzerinden sorgulanmıştır:

    “Kişiler gelip geçiyor, rejimler değişiyordu ama adliye binasının kapısındaki o resmî yazı, devletin **daimi** ve kararlı iradesini ilan etmeye devam ediyordu.”
    — Ömer Seyfettin, Efruz Bey

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Kanun hükümlerinin veya tarafların niyetlerinin kapsamını belirleyen, uyuşmazlığa doğrudan Dair yasal düzenlemelerin tespiti hakimin ilk vazifesidir. İddiaların hakikatini ortaya koyacak, şüpheleri giderecek kesin ve yasal kanıt araçları, duruşmalarda ikame edilen Delil unsurlarıdır. Yargılama mekanizmasında bir konunun, hakkın veya kararın taşıdığı öncelikli değer, hukuk terminolojisinde Ehemmiyet kıstasıyla ölçülür.

  • Ehil Nedir? Neye Denir?

    Ehil, hukuk tekniğinde, “belirli bir hukuki işlemi yapmaya, mesleki faaliyeti icra etmeye, mahkemede bilirkişilik yapmaya yasal olarak yetkili, donanımlı, bilgili ve liyakat sahibi olan gerçek veya tüzel kişi”yi ifade eder. Hak ehliyeti ve fiil ehliyeti kavramlarının temel sıfatıdır.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Medeni hukukta bir kişinin kendi fiilleriyle haklar kazanabilmesi ve borç altına girebilmesi “fiil ehliyeti”ne tabi olup, bunun için ergin olmak, ayırt etme gücüne sahip olmak ve kısıtlı olmamak (yani ehil olmak) şarttır. Usul hukukunda ise uyuşmazlığın çözümü için mahkemece atanan bilirkişilerin o alanın uzmanı, yani “ehli” olması zorunludur. Kanun, ehil olmayan kişilerin yaptığı hukuki muameleleri geçersiz sayarak hem o kişileri korur hem de hukuki trafiğin güvenliğini sağlar.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Liyakatin önemi, devlet kadrolarındaki profesyonelleşme sancıları ve işinin ehli olmayanların yarattığı adaletsizlikler edebiyatımızda kurumsal eleştiriler üzerinden verilmiştir:

    “İşin başına bir **ehil** şahsiyet getirilmedikçe, adliye koridorlarındaki o yığılmanın ve evrak karmaşasının önüne geçilmesi imkânsızdı.”
    — Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Mahkemelerin teknik konularda rapor hazırlaması amacıyla resmen görevlendirdiği uzman bilirkişi heyetleri, hukuk lügatinde Ehlivukuf olarak adlandırılır. Ceza hukukunda şüphelilerin dış görünüş ve fiziksel hatlarının teşhis edilmesini sağlayan resmî raporlar, Eşkâl tespiti tutanaklarıdır. İktisadi veya ticari risk analizlerinde, karar alma mekanizmalarına etki eden her bir somut dış etken, hukuken Faktör olarak nitelendirilir.

  • Dair Nedir? Neye Denir?

    Dair, “bir şeye ilişkin, onunla ilgili, o konuyu kapsayan” anlamına gelen, yasal düzenlemelerin, mahkeme kararlarının ve resmî yazışmaların başlıklarında veya içeriğinde uyuşmazlığın özünü ve konusunu spesifik olarak belirlemek için kullanılan edat niteliğinde bir hukuk terimidir.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Hukuk tekniğinde belirsizlik kabul edilemez. Bir kararnamenin, yönetmeliğin veya ihbarnamenin neye “dair” olduğu net olarak yazılmalıdır. Örneğin; “tazminat ödenmesine dair karar” veya “mülkiyet hakkına dair uyuşmazlık” ifadelerinde olduğu gibi, hukuki işlemin sınırları ve hedefi bu terimle somutlaştırılır. Yorum yöntemlerinde de bir hükmün hangi amaca dair kaleme alındığı (gai yorum yöntemi), kanunun ruhunu ve muradını anlamakta hakime rehberlik eder.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Resmî evrakların soğuk başlıkları ve insan hayatının kâğıtlar üzerindeki tanımları edebiyatımızda bürokratik mesafeyi göstermek için kullanılmıştır:

    “Zarfın üzerindeki ‘tahliyeye **dair** mahkeme ilamıdır’ ibaresi, hürriyete açılan kapının resmî ve soğuk bir müjdesi gibiydi.”
    — Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Kişilerin duruşmaya çağrılması veya idari bir yükümlülüğü yerine getirmesi amacıyla gönderilen resmî çağrı kâğıdı, Davetiye (tebligat) olarak isimlendirilir. Yargılama sırasında tarafların iddialarını resmiyete dökerek hakimin dikkatine sunmaları, hukuki olarak savunma Dermeyan etmek eylemidir. Teknik veya fiziki uzmanlık gerektiren sahalarda uyuşmazlığın çözümü için zorunlu olan teknik teçhizat yapısı, resmî Ekipman kurallarına tabidir.

  • Davetiye Nedir? Neye Denir?

    Davetiye, usul hukukunda ve tebligat hukukunda, mahkemenin veya icra dairesinin, tarafları, tanıkları ya da ilgilileri belirli bir gün ve saatte duruşmada hazır bulunmaya çağıran, aksi halde doğacak yasal sonuçları ihtar eden resmi tebliğ evrakıdır. Hak arama hürriyetinin usuli ilk adımıdır.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Bir davanın usulüne uygun görülebilmesi için “taraf teşkili” şarttır. Taraf teşkili ise ancak dava dilekçesinin ve duruşma gününü gösteren davetiyenin taraflara yasal yollarla tebliğ edilmesiyle (Tebligat Kanunu uyarınca) mümkündür. Davetiye eline ulaşmayan bir kimsenin yokluğunda yargılama yapılması, savunma hakkının ve adil yargılanman hakkının ağır ihlali sayılır ve kararın mutlak bozma sebebidir. Davetiyede, çağrılan kişinin sıfatı (davacı, davalı, tanık) ve gelmemesi halinde zorla getirtileceği veya gıyabında karar verileceği açıkça yazılır.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Düğün davetiyelerinin neşeli yüzünün aksine, adli davetiyelerin insan ruhunda yarattığı sarsıntı ve belirsizlik edebiyatımızda çarpıcı bir dille ele alınmıştır:

    “Postacının bıraktığı o sarı zarflı mahkeme **, hayatının geri kalanını bir muammaya çevirecek o uzun yargılama sürecinin resmî başlangıcıydı.”
    — Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Davetiye tebliğinden sonra, davalının mahkemeye sunacağı ilk itirazlar ve hak savunmaları, hukuk dilinde Def’i olarak adlandırılır. Yargılama esnasında mahkemenin veya doktrinin kabul ettiği yerleşik görüşler, hukuki Doktrin kabulleri çerçevesinde değerlendirilir. Kararların oy birliğiyle alınamadığı heyetlerde, çoğunluğun sağlandığı irade üstünlüğü usul hukukunda Ekseriyet esasına göre belirlenir.

  • Def’i Nedir? Neye Denir?

    Def’i, borçlar hukuku ve usul hukukunda, davalının (veya borçlunun) hakkın varlığını veya borcu kabul etmekle birlikte, özel bir sebebe dayanarak bu borcu yerine getirmekten (ifa etmekten) kaçınmasını sağlayan yasal savunma hakkıdır. Karşıtı, hakkın doğmadığını iddia eden “itiraz” kurumu olup, def’i hakkı ancak sahibi tarafından ileri sürüldüğünde hakimce dikkate alınır.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Def’i hakkının en tipik örneği “zamanaşımı def’i”dir. Borçlu, borcun varlığını reddetmez ancak kanuni süresi içinde istenmediği için ödemekten kaçınma hakkını kullanır. Bir diğer örnek ise karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerdeki “ödemezlik def’i”dir (sen edimini ifa etmedikçe ben de etmem). Hakim, borçlunun def’i hakkı olduğunu bilse bile, borçlu bunu duruşmada açıkça dermeyan etmedikçe kendiliğinden gözetemez. Bu yönüyle def’i, hakkın özünü yok etmeyen ancak onun kullanılmasını süresiz veya geçici olarak felç eden güçlü bir usuli kalkandır.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Yasal boşlukların, hak arama mücadelesindeki usuli hamlelerin ve insanın kendini savunma arzusunun edebi metinlerdeki yansımaları, mahkeme sahnelerinin analiziyle aktarılmıştır:

    “Avukatın ileri sürdüğü o ustalıkla hazırlanmış zamanaşımı **, davanın esasına girmeye bile gerek kalmadan müvekkilini mutlak bir yükümlülükten kurtarmıştı.”
    — Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Maddi gerçekliğin veya suç unsurlarının varlığını ortaya koyan, iddiaların doğruluğuna işaret eden olgular, hukukta Delalet Etmek bağıyla çözülür. Yargılama esnasında tarafların hak arama hürriyeti kapsamında mahkemeye sundukları her türlü yazılı evrak, resmî Doküman niteliği taşır. Mahkemelerin veya yasama organlarının kararlarını dayandırdıkları yasal gerekçeler, gerekçeli karar metinlerinde Esbab-ı Mucibe (gerekçe) başlığı altında kaleme alınır.