KimdirNedir.Com

Türkiye'nin Hukuk Rehberi

Yazar: admin

  • Dermeyan Nedir? Neye Denir?

    Dermeyan, usul hukukunda, “bir iddianın, savunmanın, yasal def’i veya itirazın taraflarca resmi olarak mahkeme huzuruna getirilmesi, ileri sürülmesi, ortaya konulması veya sözlü/yazılı olarak beyan edilmesi” anlamına gelen teknik bir usul terimidir.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Hukuk usulünde “taraflarca getirilme ilkesi” geçerlidir; yani hakim, tarafların dile getirmedikleri vakıaları kendiliğinden araştıramaz. Bu nedenle bir hakkın veya itirazın (örneğin zamanaşımı itirazının) hukuki sonuç doğurabilmesi için taraflarca süresinde “dermeyan edilmesi” (ileri sürülmesi) şarttır. Dilekçeler aşamasında veya duruşmada usulünce dermeyan edilmeyen iddialar, hak düşürücü süreler geçtikten sonra savunmanın genişletilmesi yasağına takılır. Dermeyan fiili, soyut yasal hakların somut dava dosyasına zerk edilme anıdır.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Kendi haklılığını resmî makamlar önünde savunma cesareti, sözün gücü ve adli mekanizmanın kuralları edebiyatımızda kurumsal birer diyalog unsuru olarak işlenmiştir:

    “Hâkimin karşısına geçtiğinde, aylardır biriktirdiği tüm o haklı gerekçeleri tek bir solukta **dermeyan** etti.”
    — Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Mahkemelerin veya bilim çevrelerinin kabul ettiği bilimsel yasal görüşler, kararların arkasındaki kuramsal yapıyı, yani Doktrin (öğreti) birikimini besler. Yargılamalarda teknik veya uzmanlık gerektiren süreçlerin yürütülmesi için gereken araç ve gereç yapısı, resmî Ekipman standartlarına göre tayin edilir. Hukuki işleri yapmaya, sözleşme kurmaya veya mahkemede vekil olmaya layık görülme durumu, yasal Ehil (yetkinlik) vasfıyla ölçülür.

  • Ekipman Nedir? Neye Denir?

    Ekipman, borçlar hukuku, iş hukuku ve deniz ticareti hukuku disiplinlerinde, “belirli bir işin, üretimin, hizmetin, geminin veya fabrikanın amacına uygun olarak yürütülebilmesi için bulundurulması zorunlu olan teknik donanım, araç, gereç ve teçhizatın bütünü”dür.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    İş hukukunda işverenin, iş sağlığı ve güvenliği kuralları uyarınca işçilere “kişisel koruyucu ekipman” sağlama yüklenimi emredici bir yasal borçtur; bu borcun ihlali halinde doğacak iş kazalarından işveren mutlak sorumlu tutulur. Ticaret ve eşya hukukunda ise, bir fabrikanın veya taşınmazın devri durumunda, aksine sözleşme yoksa, işletmenin işleyişine tahsis edilmiş olan bilimum ekipman da “eklenti” (mütemmim cüz veya teferruat) sayılarak asıl malla birlikte devredilmiş kabul edilir. Ekipman, soyut ticari kapasitenin somut üretim gücüdür.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Sanayileşmenin getirdiği iş kazaları, fabrikalardaki mekanikleşme ve insan emeğinin makineler karşısındaki durumu edebiyatımızda toplumcu gerçekçi yazarlarca işlenmiştir:

    “Maden ocağının derinliklerinde, yetersiz yasal önlemler ve eksik **ekipman** yüzünden her an ölümle burun buruna çalışan işçilerin kaderi iki satırlık gazete haberi olmamalıydı.”
    — Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Kararların alınmasında kurul çoğunluğunun irade üstünlüğü saptaması, yargılama usullerinde Ekseriyet (çoğunluk) kuralları çerçevesinde yürütülür. Hukuki işleri yapmaya yetkin görülme, mesleki ahlak ve yasalara uygun davranma niteliği, kişinin Ehil (yetkin) bir aktör olmasıyla ölçülür. Ceza hukukunda sanıkların veya şüphelilerin dış görünüş, boy, kilo gibi ayırt edici fiziksel özellikleri, resmî Eşkâl tespiti tutanaklarıyla resmiyete dökülür.

  • Esbab-ı Mucibe Nedir? Neye Denir?

    Esbab-ı Mucibe, eski hukuk metinlerinde, kanun tasarılarında ve mahkeme hükümlerinde sıklıkla kullanılan, günümüz hukukunda “gerekçe” terimiyle karşılanan, “bir kararın, bir yasa maddesinin veya hukuki talebin arkasındaki zorunlu kılıcı nedenler, temel yasal gerekçeler” anlamına gelen köklü bir terimdir.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Anayasa uyarınca, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli (esbab-ı mucibeli) olarak yazılması zorunludur. Gerekçesiz bir hüküm, adil yargılanma hakkını ortadan kaldıran mutlak bir hukuki sakatlıktır. Bir yasa tasarısının başında yer alan esbab-ı mucibe layihası (gerekçe raporu), o kanunun hangi toplumsal ihtiyacı karşılamak üzere, hangi mantıkla kaleme alındığını gösterir ve bilahare o kanunun yorumlanmasında hakime en hakiki yolu sunar. Gerekçe, hukukun keyfilikten sıyrılıp rasyonel akla dayanmasının resmî kanıtıdır.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Resmî kararların arkasındaki yasal mantığın insan vicdanıyla uyuşup uyuşmaması, edebiyatımızda adli mekanizmanın meşruiyeti üzerinden sorgulanmıştır:

    “Hüküm fıkrasının önünde yer alan o uzun **, kâğıt üzerinde ne kadar mantıklı görünse de, analık kalbinin feryadını dindirmeye yetmiyordu.”
    — Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Maddi olguların, sözleşme maddelerinin veya ekonomik verilerin zamana bağlı değişim oranları, resmî istatistiki Endeks verileri üzerinden takip edilerek sözleşmelere uyarlanır. Hak arama disiplini kapsamında, bireylerin yasal işlem kurabilme veya davacı olabilme sınırları, medeni kanunun emrettiği Ehliyet rejimine tabidir. Toplumsal veya kurumsal işleyişte aktif olarak rol oynayan, durmaksızın üretim veya icraat üreten Faal nitelikteki unsurlar, hukukun dinamizmini yansıtır.

  • Endeks Nedir? Neye Denir?

    Endeks, borçlar hukuku, iş hukuku ve ekonomi hukukunda, “belirli maddi değerlerin, fiyatların, ücretlerin veya paranın satın alma gücünün zaman içindeki değişimini gösteren resmi istatistiki gösterge dizini”dir. Uzun vadeli sözleşmelerde paranın değer kaybına karşı koruma sağlayan yasal bir enstrümandır.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Hukuki işlemlerde “endekse dayalı sözleşmeler” (örneğin tüketici fiyat endeksine -TÜFE- göre kira artışı), enflasyonist ortamlarda taraflar arasındaki edimsel dengenin bozulmasını engeller. İş hukukunda asgari ücretin veya kıdem tazminatı tavanlarının belirlenmesinde bu veriler temel alınır. Kira hukukunda ise kanun koyucu, kiracıyı korumak adına yapılacak yıllık artışların azami sınırını resmi endeks oranlarına bağlamıştır. Endeks, soyut piyasa hareketlerini hukuki sözleşmelerde uygulanabilir nesnel matematiksel normlara dönüştürür.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Ekonomik değişimlerin, hayat pahalılığının ve kâğıt üzerindeki rakamların insan hayatı üzerindeki sarsıcı etkileri edebi metinlerde toplumsal birer analiz olarak yer bulur:

    “Gazetelerin ekonomi sayfalarında yayımlanan o karmaşık **endeks** rakamları, onun gözünde mutfağındaki ekmeğin küçülmesini resmiyetle belgeleyen soğuk birer işaretti.”
    — Ömer Seyfettin, Efruz Bey

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Uyuşmazlıkların çözümünde mahkemelerin veya tarafların geçmişte verilmiş benzer nitelikteki bağlayıcı kararlara uyması, yani Emsal içtihat takibi adalette istikrarı sağlar. Herhangi bir karşılık beklemeden, tamamen onursal ve saygınlık nişanesi olarak yürütülen kamusal görevler, hukuk statüsünde Fahri vazifeler olarak adlandırılır. Hak arama süreçlerinde iddiaların hakikatini, doğruluğunu mutlak surette ortaya koyan yasal ispat araçları, duruşmalarda sunulan Delil unsurlarıdır.

  • Davetiye Nedir? Neye Denir?

    Davetiye, usul hukukunda ve tebligat hukukunda, mahkemenin veya icra dairesinin, tarafları, tanıkları ya da ilgilileri belirli bir gün ve saatte duruşmada hazır bulunmaya çağıran, aksi halde doğacak yasal sonuçları ihtar eden resmi tebliğ evrakıdır. Hak arama hürriyetinin usuli ilk adımıdır.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Bir davanın usulüne uygun görülebilmesi için “taraf teşkili” şarttır. Taraf teşkili ise ancak dava dilekçesinin ve duruşma gününü gösteren davetiyenin taraflara yasal yollarla tebliğ edilmesiyle (Tebligat Kanunu uyarınca) mümkündür. Davetiye eline ulaşmayan bir kimsenin yokluğunda yargılama yapılması, savunma hakkının ve adil yargılanman hakkının ağır ihlali sayılır ve kararın mutlak bozma sebebidir. Davetiyede, çağrılan kişinin sıfatı (davacı, davalı, tanık) ve gelmemesi halinde zorla getirtileceği veya gıyabında karar verileceği açıkça yazılır.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Düğün davetiyelerinin neşeli yüzünün aksine, adli davetiyelerin insan ruhunda yarattığı sarsıntı ve belirsizlik edebiyatımızda çarpıcı bir dille ele alınmıştır:

    “Postacının bıraktığı o sarı zarflı mahkeme **, hayatının geri kalanını bir muammaya çevirecek o uzun yargılama sürecinin resmî başlangıcıydı.”
    — Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Davetiye tebliğinden sonra, davalının mahkemeye sunacağı ilk itirazlar ve hak savunmaları, hukuk dilinde Def’i olarak adlandırılır. Yargılama esnasında mahkemenin veya doktrinin kabul ettiği yerleşik görüşler, hukuki Doktrin kabulleri çerçevesinde değerlendirilir. Kararların oy birliğiyle alınamadığı heyetlerde, çoğunluğun sağlandığı irade üstünlüğü usul hukukunda Ekseriyet esasına göre belirlenir.

  • Elbette Nedir? Neye Denir?

    Elbette, “şüphesiz, kuşkusuz, kaçınılmaz olarak, hukuki mantığın ve hakikatin doğal bir gereği olarak” anlamına gelen, mahkeme gerekçelerinde veya yasa tefsirlerinde adli muhakemenin kesinliğini ve tartışmasız doğruluğunu vurgulamak için başvurulan pekiştirici bir zarftır.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Hukuki gerekçelendirmede (muhakemede), hakim ulaştığı kanaati şüpheye yer bırakmayacak açıklıkta ortaya koymalıdır. Bir kararda “Sanığın olay yerinde olduğu kamera kayıtlarıyla sabit olduğuna göre, suç aletini saklayanın da elbette kendisi olduğu kabul edilmiştir” şeklindeki kullanım, mantıksal silsilenin kesinliğini gösterir. Hukukun genel ilkelerinin ve dürüstlük kuralının doğal sonuçları tartışılırken, hakikatin kaçınılmaz yönü bu terimle mühürlenerek kararın ikna gücü artırılır.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Doğruluğun, masumiyetin ve sarsılmaz adalet inancının insan dilindeki en kararlı ifadesi edebi metinlerde bu kelimenin sarsılmaz vurgusuyla verilmiştir:

    “İftiralara uğrasa da, adalet çarkı yavaş dönse de, hakikat günün birinde **elbette** gün yüzüne çıkacaktı; bu inançla ayakta kaldı.”
    — Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Teknik konularda, yasal işlemler yapmaya veya bir uyuşmazlığı uzman gözüyle çözmeye yetkin nitelikteki kişiler, hukuk rejiminde Ehil (yetkin) olarak kabul edilir. Sözleşmenin ifası, davanın açılması veya suçun işlendiği esnadaki zaman dilimi, yani olayın meydana geldiği Esnasında safhası, yasal hakların sınırını çizer. Ceza veya borçlar hukukunda yasalara aykırı eylemi bizzat gerçekleştiren, iradesiyle haksız sonucu doğuran gerçek şahıs, hukuk lügatinde Fail olarak tanımlanır.

  • Ehil Nedir? Neye Denir?

    Ehil, hukuk tekniğinde, “belirli bir hukuki işlemi yapmaya, mesleki faaliyeti icra etmeye, mahkemede bilirkişilik yapmaya yasal olarak yetkili, donanımlı, bilgili ve liyakat sahibi olan gerçek veya tüzel kişi”yi ifade eder. Hak ehliyeti ve fiil ehliyeti kavramlarının temel sıfatıdır.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Medeni hukukta bir kişinin kendi fiilleriyle haklar kazanabilmesi ve borç altına girebilmesi “fiil ehliyeti”ne tabi olup, bunun için ergin olmak, ayırt etme gücüne sahip olmak ve kısıtlı olmamak (yani ehil olmak) şarttır. Usul hukukunda ise uyuşmazlığın çözümü için mahkemece atanan bilirkişilerin o alanın uzmanı, yani “ehli” olması zorunludur. Kanun, ehil olmayan kişilerin yaptığı hukuki muameleleri geçersiz sayarak hem o kişileri korur hem de hukuki trafiğin güvenliğini sağlar.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Liyakatin önemi, devlet kadrolarındaki profesyonelleşme sancıları ve işinin ehli olmayanların yarattığı adaletsizlikler edebiyatımızda kurumsal eleştiriler üzerinden verilmiştir:

    “İşin başına bir **ehil** şahsiyet getirilmedikçe, adliye koridorlarındaki o yığılmanın ve evrak karmaşasının önüne geçilmesi imkânsızdı.”
    — Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Mahkemelerin teknik konularda rapor hazırlaması amacıyla resmen görevlendirdiği uzman bilirkişi heyetleri, hukuk lügatinde Ehlivukuf olarak adlandırılır. Ceza hukukunda şüphelilerin dış görünüş ve fiziksel hatlarının teşhis edilmesini sağlayan resmî raporlar, Eşkâl tespiti tutanaklarıdır. İktisadi veya ticari risk analizlerinde, karar alma mekanizmalarına etki eden her bir somut dış etken, hukuken Faktör olarak nitelendirilir.

  • Emsal Nedir? Neye Denir?

    Emsal, hukukta ve özellikle yargılama hukukunda, “üst mahkemelerin (Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi) benzer hukuki uyuşmazlıklarda daha önce vermiş olduğu, yerel mahkemeler için yol gösterici, örnek teşkil eden ve hukuki uygulamada yeknesaklığı sağlayan içtihat kararları” anlamına gelir.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Hukuki öngörülebilirlik ve adalet duygusu, benzer olaylara benzer kuralların uygulanmasını gerektirir. “Emsal karar göstermek”, bir avukatın mahkemedeki en güçlü argümanlarındandır. Yargıtay’ın “İçtihadı Birleştirme Kararları” alt mahkemeler için kanun gibi kesin olarak bağlayıcı birer emsal teşkil ederken, sıradan daire kararları ise tavsiye niteliğinde takdiri emsaldir. Emsal kararlar, soyut yasa maddelerinin somut olaylarda nasıl yorumlanması gerektiğini göstererek adli istikrarı korur.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Adalet arayışında geçmişteki zaferlerin örnek gösterilmesi, hukuki mücadelelerdeki dayanak noktaları edebi eserlerde hak arama hürriyetinin gücü olarak simgelenmiştir:

    “Avukatın mahkeme masasına koyduğu o eski Yargıtay **, davanın seyrini değiştirecek kadar güçlü ve sarsılmaz bir hukuki kalkan oldu.”
    — Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Sözleşmelerin kurulması, uyuşmazlıkların çözülmesi veya yasal adımların atıldığı an, yani işlemin fiilen yürütüldüğü Esnasında evresi, sürelerin takibinde esastır. Onursal nitelikteki vazifeleri, herhangi bir maddi kazanç gütmeksizin yürüten saygın statü yapıları, hukukta Fahri görevler olarak adlandırılır. İki taraflı kurulan akitlerin, tarafların iradesi veya yasal nedenlerle bozulması, ortadan kaldırılması eylemi, sözleşmeler hukukunda Fesih olarak nitelenir.

  • Ehlivukuf Nedir? Neye Denir?

    Ehlivukuf, eski hukuk usulünde ve Osmanlı adli sisteminde kullanılan, günümüz yargılama hukukunda doğrudan “bilirkişi” kavramıyla karşılanan, “çözümü hakimlik mesleğinin dışında özel veya teknik bir uzmanlık bilgisi gerektiren konularda mahkemece görüşüne başvurulan uzman şahıs veya kurul” anlamına gelen teknik bir hukuk terimidir.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Hakim hukuku bilir (jura novit curia) ancak tıptan, mühendislikten, hesap uzmanlığından veya grafolojiden anlamak zorunda değildir. Bu nedenle karmaşık olaylarda ehlivukuf tayin edilir. Ehlivukufun hazırladığı rapor hakimi bağlamaz (takdiri delildir) ancak hakimin bu rapordan ayrılabilmesi için gerekçeli kararında bilimsel karşı dayanaklar göstermesi gerekir. Ehlivukufun tarafsızlığı, yeminli olması ve usul kurallarına uygun inceleme yapması, adil yargılanmanın en kritik teknik güvencesidir.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Mahkemelerin kararlarını kâğıt üzerindeki teknik raporlara dayandırması, insan hayatının kaderinin bilirkişi raporlarıyla çizilmesi edebiyatımızda bürokratik birer ironi olarak yer bulmuştur:

    “Davanın çözümü için adliyeye çağrılan o yaşlı **, iki satırlık raporuyla nesillerdir süren toprak kavgasını nihayete erdirdi.”
    — Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Kişilerin yasal sınırlar dahilinde borç altına girebilme, mülk edinebilme hak salahiyeti, medeni hukukta Ehliyet kuralları çerçevesinde çizilir. Yargılama sürecinin esasına geçilmeden önce, kanunlar uyarınca Evvela (öncelikle) taraf ehliyetlerinin tespiti mecburidir. Kişinin kendi rızasıyla hakkından vazgeçmesi, davadan geri çekilmesi eylemi, usul hukukunda Feragat Etmek kurallarıyla hükme bağlanır.

  • Ehliyet Nedir? Neye Denir?

    Ehliyet, medeni hukuk düzeninde, bir kişinin (gerçek veya tüzel kişi) hukuken geçerli muameleler yapabilme, hak sahibi olabilme, borç altına girebilme ve kendi fiilleriyle hukuki sonuçlar doğurabilme iktidarını, yasal yeterliliğini ifade eden ana statü kavramıdır.

    Kavramsal ve Metodolojik Boyut

    Medeni hukuk sisteminde ehliyet; “hak ehliyeti” ve “fiil ehliyeti” olmak üzere ikiye ayrılır. Hak ehliyeti tam ve sağ doğmak şartıyla ana rahmine düşüldüğü andan itibaren başlar ve pasif bir ehliyettir (herkes hak sahibi olabilir). Fiil ehliyeti ise aktif bir yeterliliktir; kişinin kendi iradesiyle sözleşme yapabilmesini, evlenebilmesini sağlar. Fiil ehliyetsizliği durumunda (örneğin akıl hastalığı), yapılan işlemler mutlak butlanla geçersiz sayılır ve kanun bu kişilerin korunması amacıyla velayet ve vesayet kurumlarını devreye sokar.

    Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

    Bireyin yasal statüsü, akli melekelerinin mahkeme kararlarıyla (kısıtlanma yoluyla) sorgulanması ve hürriyetinin kısıtlanması sahneleri edebiyatımızda sarsıcı psikolojik analizlerle yer bulmuştur:

    “Vasi tayin edildiği gün, hukukun gözünde kendi hayatı üzerinde karar verme hakkını, yani yasal **ehliyet** vasfını kaybettiğini derin bir acıyla fark etti.”
    — Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Benzer davalarda yol gösteren, mahkemelerin hukuki istikrar adına kılavuz seçtiği yerleşik üst mahkeme kararları, Emsal içtihat olarak incelenir. Ticari veya hukuki sahada aktif rol oynayan, durmaksızın yasal muameleler üreten dinamik yapı, Faal niteliği taşır. Bireysel hak ve özgürlüklerin korunmasında, kuralların hitap ettiği toplumun her bir tekil üyesi, yani Ferdi hak özneleri hukukun asıl merkezindedir.