KimdirNedir.Com

Türkiye'nin Hukuk Rehberi

Yazar: admin

  • Derdest Dava Nedir? Neye Denir?

    Derdest dava, görülmekte olan, mahkemece açılmış ve henüz nihai bir kararla kesin olarak sonuçlandırılmamış sürüncemedeki davayı ifade eder.

    Doktrinel Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “görülmekte olan dava” şeklinde tanımlanır. Dava açıldığı andan kesin hükme kadar derdest sayılır.

    Edebi Eserlerde Derdest Dava

    “Mahkemedeki o **derdest dava** sonuçlanmadığı için mülk üzerindeki belirsizlik devam ediyordu.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar

    Aynı konuda ikinci kez dava açılması engeli Derdestlik dava şartıdır. Ana dava Asıl Dava konumundadır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Dava ne zaman derdest hale gelir?

    Dava dilekçesinin mahkeme kaydına girdiği ve harcının ödendiği andan itibaren derdest olur.

    2. Derdest dava ne zaman sona erer?

    Mahkeme kararının kesinleşmesiyle derdestlik durumu sona erer.

  • TCK Madde 89- Taksirle Yaralama Suçu Nedir? Cezası Ne Kadardır?

    Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılması neticesinde bir kişinin yaralanmasına sebep olunması Taksirle Yaralama Suçu olarak adlandırılmaktadır.

    Mevzuat Metni

    Madde 89: “(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. (2) Fiil, birden fazla kişinin yaralanmasına neden olursa, üç aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

    Suçun Tanımı ve Unsurları

    Taksirle yaralama, failin yaralama neticesini istememesine rağmen, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi (ihmalkarlık, tedbirsizlik, kurallara uymama) dolayısıyla bu sonucun meydana gelmesidir. En yaygın örnekleri trafik kazaları ve iş kazalarıdır.

    Cezası

    • Basit Taksirle Yaralama: 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası.
    • Birden Fazla Kişinin Yaralanması: 3 aydan 3 yıla kadar hapis cezası.
    • Bilinçli Taksir Hali: Fail kuralları bilerek ihlal etmiş ve neticeyi öngörmesine rağmen şansa güvenmişse ceza artırılır.

    Mecelle Hükümleri ile Karşılaştırma

    Mecelle’nin 92. maddesinde yer alan “Mübaşir müteammid olmasa da zâmin olur” kuralı, bir kimsenin kasten hareket etmese dahi sebep olduğu kazalar ve zararlar nedeniyle tazminat yükümlülüğü altında olduğunu net bir şekilde vurgular. Modern ceza hukukunda hapis veya para cezası uygulanırken, Mecelle ve İslam hukukunda mali sorumluluk (diyet/tazminat) ön plandadır.

    İlgili ölümlü taksir suçları için TCK Madde 85 Taksirle Öldürme Suçu yazısına göz atabilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    • Soru 1: Taksirle yaralama suçunda şikayet süresi ne kadardır?
      Cevap: Fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunulmalıdır.
    • Soru 2: Suç uzlaşmaya tabi midir?
      Cevap: Evet, basit ve taksirle yaralama suçlarının çoğu uzlaşma kapsamındadır.
    • Soru 3: Bilinçli taksir ile basit taksir arasındaki fark nedir?
      Cevap: Bilinçli taksirde fail neticeyi öngörmüştür ancak şansına güvenmiştir; basit taksirde ise netice hiç öngörülmemiştir.
    • Soru 4: Trafik kazalarında bu madde nasıl uygulanır?
      Cevap: Kusur raporlarına göre sürücülerin asli veya tali kusurları oranında yargılama yapılır.
    • Soru 5: Adli para cezasına çevrilebilir mi?
      Cevap: Hâkim tarafından verilen kısa süreli hapis cezaları şartları oluştuğunda adli para cezasına çevrilebilir.
  • TCK Madde 88- Kasten Yaralanmanın İhmali Davranışla İşlenmesi Nedir? Cezası Ne Kadardır?

    Kişinin hukuken yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı (bakım, gözetim veya tedavi yükümlülüğü) bilerek yerine getirmemesi ve bunun sonucunda başkasının yaralanmasına neden olması Kasten Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi olarak tanımlanmaktadır.

    Mevzuat Metni

    Madde 88: “(1) Kasten yaralama suçunun ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. (2) İhmali davranışın icrai davranışa eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin kanuni veya sözleşmesel bir yükümlülüğünün bulunması şarttır.”

    Suçun Tanımı ve Unsurları

    Bu suç, failin aktif bir darp eyleminde bulunmasıyla değil, korumakla yükümlü olduğu kişiye karşı hareketsiz kalması (ihmal etmesi) suretiyle gerçekleşir. Örneğin, bakım evindeki yaşlıya ya da hastaya kasıtlı olarak ilaç vermeyerek sağlığının bozulmasına yol açmak bu kapsamdadır.

    Cezası

    İhmali davranışla işlenen yaralama suçunda, normal icrai yaralama cezalarına kıyasla hâkim tarafından cezada üçte ikisine kadar indirim yapılabilmektedir.

    Mecelle Hükümleri ile Karşılaştırma

    Mecelle’nin 89. maddesi “Bir fiilin hükmü fâiline muzaf kılınır ve mücbir olmadıkça âmirine muzaf kılınmaz” kuralını getirirken, 93. maddesinde “Mütesebbib müteammid olmadıkça zâmin olmaz” ilkesi yer alır. İslami hukuk ve Mecelle sisteminde ihmal ile icra arasındaki ayrım, sorumluluğun ve tazminat miktarının belirlenmesinde temel ölçüttür.

    İlgili ihmali öldürme suçları için TCK Madde 83 Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi yazımıza göz atabilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    • Soru 1: Garantörlük yükümlülüğü nedir?
      Cevap: Kanundan, sözleşmeden veya kişinin önceki tehlikeli davranışından doğan koruma ve gözetim ödevidir.
    • Soru 2: İndirim zorunlu mudur?
      Cevap: Hâkimin takdir yetkisindedir; üçte ikisine kadar indirim yapabilir veya yapmayabilir.
    • Soru 3: Hangi meslek grupları bu suçun faili olabilir?
      Cevap: Bakıcılar, doktorlar, hemşireler veya velayet sahibi ebeveynler gibi koruma yükümlülüğü olan herkes fail olabilir.
    • Soru 4: İhmal sonucunda ölüm olursa hangi madde uygulanır?
      Cevap: Ölüm neticesi gerçekleşirse TCK 83 (İhmali davranışla öldürme) hükümleri uygulanır.
    • Soru 5: Şikayete bağlı mıdır?
      Cevap: Temel yaralamanın niteliğine göre şikayet şartı değişiklik gösterebilir.
  • TCK Madde 87- Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu Nedir? Cezası Ne Kadardır?

    Kasten yaralama fiilinin fail tarafından öngörülmeyen ancak insan bedeninde kalıcı izler, kemik kırıkları, duyu kayıpları veya ölüm gibi ağır neticeler doğurması hali Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama olarak ele alınmaktadır.

    Mevzuat Metni

    Madde 87: “(1) Kasten yaralama fiilinin mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b) Konuşmasında sürekli zorluğa, c) Yüzünde sabit izlenime, d) Yaşam tehlikesine maruz kalmasına, e) Kaçınılmaz bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine… neden olması halinde ceza artırılır. (3) Kasten yaralama fiilinin mağdurun kemik kırılmasına neden olması halinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre ceza artırılır. (4) Kasten yaralama sonucunda ölüm gerçekleşmişse, kasten yaralama sonucunda ölüm suçu oluşur.”

    Suçun Tanımı ve Yasal Unsurları

    Bu suç tipinde failin temel kastı mağduru yaralamaktır; ancak ortaya çıkan netice, başlangıçtaki fiilden çok daha ağır ve yıpratıcıdır. Hukuki açıdan fail, bu ağır neticeden taksir veya netice sebebiyle ağırlaşma kuralları gereği sorumlu tutulur.

    Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Cezası

    • Organ İşlevinin Zayıflaması veya Yüzde Sabit İz: Temel ceza kanuni oranlarda artırılır.
    • Kemik Kırılması: Kırığın mağdurun hayat fonksiyonlarına etkisine (hafif, orta, ağır) göre hakim tarafından ceza artırılır.
    • Ölüm Sonucunun Doğması: Yaralama fiilinin ölümle sonuçlanması halinde, kasten yaralama sonucunda ölüm suçundan 8 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

    Mecelle Hükümleri ile Karşılaştırma

    İslam hukuku ve Mecelle prensiplerinde uzuvların telef olması, kemiklerin kırılması veya kalıcı sakatlıklar için öngörülen mali ve bedeni tazminatlar (erş ve diyet sistemleri) son derece detaylıdır. Mecelle’nin 27. maddesindeki “Zarar-ı eşed zarar-ı ehaf ile izâle olunur” ilkesi, toplum düzenini ve bireyin beden bütünlüğünü korumak adına ağır zararların daha sert yaptırımlarla dengelenmesini sağlar.

    İlgili temel yaralama hükümleri için TCK Madde 86 Kasten Yaralama Suçu sayfamıza bakabilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    • Soru 1: Kemik kırılması her durumda cezayı artırır mı?
      Cevap: Evet, Adli Tıp raporuyla tespit edilen kırığın mağdurun yaşam fonksiyonlarına etkisi derecelendirilerek ceza artırılır.
    • Soru 2: Yüzde sabit iz ne anlama gelir?
      Cevap: Yaralanma sonucunda yüz bölgesinde kalan ve dışarıdan bakıldığında fark edilen kalıcı iz veya deformasyondur.
    • Soru 3: Yaralama sonucunda ölüm olursa kasten öldürme mi sayılır?
      Cevap: Failin öldürme kastı yoksa, sadece yaralama kastı ile hareket edip ölüm neticesi meydana gelmişse TCK 87/4 uygulanır.
    • Soru 4: Bitkisel hayata girme durumu hangi bentte yer alır?
      Cevap: Ağır neticeli haller arasında kanuni olarak cezayı en çok artıran nitelikli durumlardan biridir.
    • Soru 5: Bu suç uzlaşmaya tabi midir?
      Cevap: Ağır neticeli haller (ölüm veya ağır sakatlık doğuranlar) genellikle uzlaşma kapsamında değildir.
  • TCK Madde 86- Kasten Yaralama Suçu Nedir? Cezası Ne Kadardır?

    Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ikinci kısmının birinci bölümünde hayata karşı suçların ardından düzenlenen ve kişilerin fiziksel bütünlüğünü korumayı amaçlayan en temel düzenlemelerden biri Kasten Yaralama Suçudur. Bu suç, bireylerin vücut dokunulmazlığına ve beden sağlığına karşı işlenen kasti saldırıları cezalandırmaktadır.

    Mevzuat Metni

    Madde 86: “(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Kasten yaralama suçunun temel şeklinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.”

    Suçun Tanımı ve Yasal Unsurları

    Kasten yaralama suçu, failin bilerek ve isteyerek başkasının vücuduna acı vermesi, sağlığını bozması veya algılama yeteneğini olumsuz etkilemesi ile oluşur. Bu suçun unsurları doktrinde şu şekilde incelenmektedir:

    • Maddi Unsur: Suçun faili ve mağduru herkes olabilir. Eylem, fiziksel bütünlüğe zarar veren her türlü darp, cebir, vurma, kesme veya sağlığı bozucu hareketlerle (örneğin zararlı madde vermek) işlenebilir.
    • Manevi Unsur: Suç, doğrudan kast veya olası kast ile işlenebilir. Failin hareketini bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiş olması aranır.

    Kasten Yaralama Suçunun Cezası

    Suçun işleniş biçimine ve mağdurda yarattığı etkiye göre cezalar değişiklik gösterir:

    • Temel Şekil: 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası.
    • Basit Şekil (Basit Tıbbi Müdahale – BTM ile Giderilebilir): 4 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası (Bu hal şikayete bağlıdır).
    • Nitelikli Haller: Suçun üstsoya, altsoya, eşe, kardeşe, kadına karşı, silahla veya kamu görevlisine karşı işlenmesi durumunda ceza artırılır.

    Mecelle Hükümleri ile Karşılaştırma

    İslam hukuku ve Mecelle sisteminde bireylerin beden bütünlüğüne yönelik haksız müdahaleler çok sıkı kurallara bağlanmıştır. Mecelle’nin 19. maddesinde yer alan “Zarar ve mukabele-bizzarar yoktur” ilkesi, başkasının vücuduna zarar vermenin hukuka aykırılığını açıkça ortaya koyar. Benzer şekilde 20. madde hükmü olan “Zarar izâle olunur” kuralı, meydana gelen bedensel zararların tazmin edilmesini ve ortadan kaldırılmasını zorunlu kılmaktadır. Modern ceza hukukunda bu durum hapis cezalarıyla önlenirken, eski İslam hukukunda ve Mecelle ilkelerinde kısas ve erş (maddi tazminat/diyet) dengesi gözetilmiştir.

    İlgili ağırlaşmış neticeler için TCK Madde 87 Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama yazımızı inceleyebilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    • Soru 1: Basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilir yaralama ne demektir?
      Cevap: Hastanede veya evde basit bir pansuman yahut doktor müdahalesiyle kısa sürede iyileşebilecek hafif sıyrık veya darp izleridir.
    • Soru 2: Kasten yaralama suçu şikayete bağlı mıdır?
      Cevap: Suçun basit hali (BTM ile giderilebilir olanı) şikayete bağlıdır; ancak nitelikli haller veya silahla işlenen durumlarda şikayet aranmaksızın re’sen soruşturulur.
    • Soru 3: Kasten yaralama suçunda uzlaşma hükümleri uygulanır mı?
      Cevap: Basit kasten yaralama suçları uzlaşma kapsamındadır. Tarafların anlaşması halinde soruşturma veya kovuşturma düşebilir.
    • Soru 4: Suçun eşe karşı işlenmesi cezayı nasıl etkiler?
      Cevap: Eşe veya boşandığı eşe karşı işlenen kasten yaralama suçlarında verilecek ceza yarı oranında artırılır.
    • Soru 5: Kasten yaralama suçunda zamanaşımı süresi nedir?
      Cevap: Temel şekli için dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
  • Denkleştirme Nedir? Neye Denir?

    Denkleştirme (mirasın denkleştirilmesi/iadeten iade), miras hukukunda mirasbırakanın sağlığında yasal mirasçılarına miras paylarına mahsuben yaptığı karşılıksız kazandırmaların, mirasın halli esnasında terekeye geri verilmesi veya miras payından düşülmesi işlemidir.

    TMK m. 669 Uyarınca Denkleştirme

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “mirasçıların sağlığında aldıkları kazandırmaları terekeye iade etmesi” olarak tanımlanır. TMK m. 669 gereğince yasal mirasçılar, mirasbırakandan aldıkları karşılıksız değerleri denkleştirmekle yükümlüdür.

    TDV İslâm Ansiklopedisi miras ve ferâiz maddelerinde belirtildiği üzere; evlatlar arasında adaletin sağlanması ve miras paylarının eşitliği esas tutulmuştur.

    Edebi Eserlerde Denkleştirme Kavramı

    Miras paylaşımları edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Sağlığında aldığı dükkanın tereke hesabında **denkleştirme** işlemine tabi tutulmasıyla miras payı yeniden dengelendi.”
    Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Denkleştirmeye konu kazandırma Bağışlama niteliği taşır. Karşılıksız işlemler İvazsız Tasarruf kapsamındadır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Mirasbırakan denkleştirmeyi muaf tutabilir mi?

    Evet, mirasbırakan açıkça beyan ederek kazandırmayı denkleştirmeden muaf tutabilir (saklı paylar saklı kalmak kaydıyla).

    2. Denkleştirme davası kimlere karşı açılır?

    Sağlığında karşılıksız kazandırma elde eden diğer yasal mirasçılara karşı açılır.

  • Delil Tespiti Nedir? Neye Denir?

    Delil tespiti, açılmış veya açılacak bir davada kaybolacağı, incelenmesinin imkânsızlaşacağı veya zorlaşacağı anlaşılan delillerin mahkeme aracılığıyla önceden incelettirilip güvence altına alınmasını sağlayan geçici hukuki koruma tedbiridir.

    HMK m. 400-405 Uyarınca Delil Tespiti

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “delillerin kaybolmasını önlemek amacıyla önceden toplanıp incelenmesi” olarak tanımlanır. HMK m. 400 uyarınca hukuki yararı bulunan her taraf delil tespiti isteyebilir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi keşif ve ispat maddelerinde açıklandığı üzere; durumun bozulmasından önce olay yerinin ve durumun kadı marifetiyle zapta geçirilmesi adli emniyeti sağlar.

    Edebi Eserlerde Delil Tespiti Kavramı

    Olay yerinin kayda alınması edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Hasarın boyutlarını belgelemek için mahkemeden talep ettiği **delil tespiti**, haklılığını ispatlayan en somut raporu ortaya koydu.”
    Ömer Seyfettin, Efruz Bey

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    İncelemeyi yürüten teknik uzman Bilirkişi olarak görev yapar. Tespit edilen durumlar resmi Belge halini alır. Toplanan veriler Delil sayılır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Dava açılmadan önce delil tespiti istenebilir mi?

    Evet, delilin kaybolma riski varsa dava açılmadan önce de yetkili mahkemeden delil tespiti istenebilir.

    2. Delil tespiti kararına itiraz edilebilir mi?

    Karşı taraf tespit raporunun kendisine tebliğinden itibaren 1 hafta içinde itiraz edebilir.

  • Delil Nedir? Neye Denir?

    Delil, ispat hukukunda ve yargılama usulünde, çekişmeli vakıaların ve iddianın hakikatini mahkeme önünde kanıtlamaya, hakimi ikna etmeye yarayan yasal araçtır.

    Delil Sistematiği ve Fıkhi Altyapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “hakikatin ortaya çıkarılmasına yarayan kanıt” olarak açıklanır. İslâm hukukunda (fıkıh) deliller beyyine kavramıyla ifade olunur.

    TDV İslâm Ansiklopedisi delil ve beyyine maddelerinde belirtildiği üzere; ikrar, tanıklık (şehadet) ve yazılı belgeler yargılamanın ana ispat vasıtalarıdır.

    HMK uyarınca Kesin ve Takdiri Deliller

    HMK uyarınca deliller; senet, yemin, kesin hüküm gibi “kesin deliller” ve tanık, bilirkişi, keşif gibi “takdiri deliller” olarak ayrılır.

    Edebi Eserlerde Delil Kavramı

    İspat araçları edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Mahkemeye sunulan yazılı **delil**, iddiaların hakikatini şüpheye yer bırakmayacak açıklıkta sergiliyordu.”
    Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Yazılı ispat vasıtaları Belge niteliğindedir. Kaybolma riski olan deliller için Delil Tespiti istenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Hukuka aykırı elde edilen delil mahkemede kullanılır mı?

    Hayır, Anayasa m. 38/6 gereğince hukuka aykırı elde edilmiş deliller mahkemece hükme esas alınamaz.

    2. İspat yükü kime aittir?

    Kural olarak iddia ettiği vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

  • Defi Nedir? Neye Denir?

    Defi (def’i), borçlar ve usul hukukunda, davalının hakkın varlığını kabul etmekle birlikte, özel bir hukuki sebebe (zamanaşımı, ödemezlik vb.) dayanarak edimi yerine getirmekten kaçınmasını sağlayan yasal savunma hakkıdır.

    Defi Hakkının Doktrinel Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “davalının borcu ödemekten kaçınmak için ileri sürdüğü engelleyici sebep” olarak açıklanır. Hakimin re’sen gözetemediği, ancak tarafça ileri sürüldüğünde dikkate alınan usul kalkanıdır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi def’i maddesinde açıklandığı üzere; davalının iddiayı hükümsüz kılmak üzere sunduğu haklı engeller def’i savunması oluşturur.

    Edebi Eserlerde Defi Kavramı

    Usuli savunmalar edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Avukatın ileri sürdüğü zamanaşımı **defi**, davanın esasına girilmeden borçluyu tazminat yükünden kurtardı.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Defi hakkını ileri süren taraf Davalı konumundadır. İtirazlar Cevap Dilekçesi ile sunulur.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Defi ile itiraz arasındaki fark nedir?

    İtiraz hakkın hiç doğmadığını gösterir ve hakim re’sen gözetir; defi ise hakkın varlığını kabul eder ancak ödemekten kaçınma imkanı verir ve tarafça ileri sürülmelidir.

    2. En yaygın defi türü hangisidir?

    Zamanaşımı defi ve ödemezlik defi en yaygın türleridir.

  • Davayı Kabul Nedir? Neye Denir?

    Davayı kabul, davalının, davacının talep sonucuna tamamen veya kısmen muvafakat ederek davanın lehine sonuçlanmasını sağlaması eylemidir.

    HMK m. 308 Uyarınca Kabul

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “davalının davacının iddiasını ve talebini mahkeme önünde benimsemesi” şeklinde açıklanır. HMK m. 309 uyarınca kabul de feragat gibi kesin hüküm sonuçları doğurur.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ikrar ve kabul maddelerinde vurgulandığı üzere; borcun veya iddianın hakim önünde ikrar edilmesi yargılamayı sonlandıran kesin delildir.

    Edebi Eserlerde Davayı Kabul Kavramı

    Adli kabuller edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Davalının duruşmada yaptığı **davayı kabul** beyanı üzerine hakim davanın kabulüne karar verdi.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    İşlemi yapan taraf Davalı konumundadır. Vazgeçme işlemi Davadan Feragat olarak adlandırılır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Davayı kabul kayıtsız şartsız yapılmak zorunda mıdır?

    Evet, kabul beyanı şart ve kayda bağlı tutulamaz.

    2. Davayı kabulden geri dönülebilir mi?

    Kabulden kural olarak dönülemez; ancak irade bozukluğu hallerinde iptali istenebilir.