KimdirNedir.Com

Türkiye'nin Hukuk Rehberi

Yazar: admin

  • Dürüstlük Kuralı Nedir? Neye Denir?

    Dürüstlük kuralı (objektif iyi niyet), özel hukukta ve genel hukuk teorisinde, “herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüst, makul, namuslu ve orta zekalı bir insanın davranması gerektiği gibi hareket etmesi zorunluluğunu” ifade eden anayasal çatı ilkedir.

    TMK m. 2 Uyarınca Dürüstlük Kuralı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “hakların kullanılmasında ve borçların yerine getirilmesinde uyulması zorunlu olan dürüstlük esası” olarak tanımlanır. TMK m. 2/2 gereğince, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ‘sözünde durma’ ve ‘doğruluk’ maddelerinde açıklandığı üzere; fıkıh doktrininde dürüstlük ve iyiniyet akitlerin ruhunu teşkil eder.

    Edebi Eserlerde Dürüstlük Kuralı

    Ahlaki ve hukuki dürüstlük edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Kanun maddelerinin ötesinde, insan ilişkilerini ayakta tutan asıl ilke, **dürüstlük kuralı** gereğince verilen söze sadık kalmaktı.”
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Borçların yerine getirilmesinde Akdin İfası dürüstlük kuralına uygun olmalıdır. Sözleşmeye bağlılık Ahde Vefa kuralıyla uyumludur.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Dürüstlük kuralı ile subjektif iyi niyet arasındaki fark nedir?

    Dürüstlük kuralı hakların kullanımındaki objektif davranışı ifade eder; subjektif iyiniyet ise bir hakkın kazanılmasındaki engeli bilmemeyi ifade eder.

    2. Hakkın kötüye kullanılması yasağı nedir?

    Bir hakkın dürüstlük kuralına aykırı olarak başkasına zarar verecek şekilde kullanılması durumudur ve kanunen korunmaz.

  • Dilekçe Nedir? Neye Denir?

    Dilekçe (arzuhal), bir hakkın talebi, şikâyetin bildirilmesi veya idari/adli bir işlemin yapılması amacıyla kamu makamlarına veya mahkemelere sunulan resmi yazılı başvurudur.

    3071 Sayılı Dilekçe Hakkı Kanunu

    Anayasa m. 74 ve 3071 sayılı Kanun uyarınca her vatandaş ve Türkiye’de ikamet eden yabancılar dilekçe hakkına sahiptir.

    Edebi Eserlerde Dilekçe Kavramı

    “Adliye kapısında bekleyen yaşlı adamın elindeki o tek sayfalık **dilekçe**, adalet talebinin resmi yazısıydı.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar

    Davanın açıldığı ana belge Dava Dilekçesi olarak adlandırılır. Karşı tarafın yanıtı Cevap Dilekçesi metnidir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Dilekçeye cevap verme süresi ne kadardır?

    3071 sayılı Kanun uyarınca idari makamlar dilekçelere en geç 30 gün içinde gerekçeli cevap vermek zorundadır.

    2. Dilekçede imza bulunması şart mıdır?

    Evet, dilekçe sahibinin adı, soyadı, adresi ve ıslak/elektronik imzası bulunması zorunludur.

  • Devir Nedir? Neye Denir?

    Devir, bir hakkın, zilyetliğin, mülkiyetin veya borç yükümlülüğünün bir hukuki muamele ile başkasına aktarılması eylemidir.

    Doktrinel Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “bir hakkın veya malın başkasına geçirilmesi” şeklinde açıklanır.

    Edebi Eserlerde Devir Kavramı

    “Tapu dairesindeki o resmi **devir** işlemiyle birlikte baba ocağı artık başkasının mülkü haline gelmişti.”
    Ömer Seyfettin, Efruz Bey

    İlişkili Kavramlar

    Alacağın devredilmesi Temlik sözleşmesidir. Devri kabul eden taraf Devralma işlemini gerçekleştirir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Devir sözleşmesi şekle tabi midir?

    Devredilen hakkın niteliğine göre şekil şartı değişir (taşınmaz devri resmi şekle, alacak devri yazılı şekle tabidir).

    2. Şahsa bağlı haklar devredilebilir mi?

    Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar kural olarak başkasına devredilemez.

  • Devralma Nedir? Neye Denir?

    Devralma, özel hukukta ve ticaret hukukunda, bir hakkın, mülkiyetin, borcun veya şirketin yasal bir işlemle başka bir kişiden kabul edilip mülkiyete dahil edilmesidir.

    Doktrinel Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “bir hakkı veya malı devredenden teslim alma” olarak tanımlanır.

    Edebi Eserlerde Devralma

    “Şirket hisselerinin resmi **devralma** süreci tamamlandığında yeni yönetim göreve başladı.”
    Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar

    İşlemin karşı boyutu Devir işlemidir. Mülkiyet iktisabı İktisap kurgusuna dayanır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Devralma ile devretme arasındaki fark nedir?

    Devretme mülkiyeti veren tarafın, devralma ise mülkiyeti kabul eden tarafın hukuki eylemidir.

    2. Ticari işletme devralması nasıl yapılır?

    Yazılı sözleşme ve ticaret siciline tescil ile yapılır.

  • Derdestlik Nedir? Neye Denir?

    Derdestlik (davanın görülmekte olması engeli), aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı hukuki sebebe dayanarak daha önce açılmış ve halen görülmekte olan bir davanın varlığı halinde ikinci davanın açılmasını engelleyen olumsuz dava şartıdır.

    HMK m. 114/1-ı Uyarınca Derdestlik

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “davanın halen mahkemede görülmekte olması engeli” olarak açıklanır. HMK uyarınca olumsuz dava şartıdır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi dava ve mükerrer yargılama maddelerinde açıklandığı üzere; aynı konuda mükerrer dava açılması adalet düzenini sarsar.

    Edebi Eserlerde Derdestlik Kavramı

    Mükerrer adli süreçler edebiyatımızda şöyle aktarılmıştır:

    “Avukatın mahkemeye sunduğu **derdestlik** itirazı, aynı davanın ikinci kez açılmasını engelleyen resmi bir barikattı.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Görülmekte olan dosya Derdest Dava niteliğindedir. Eksiklik Dava Şartı olarak mahkemece re’sen incelenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Derdestlik itirazı ne zaman ileri sürülür?

    Kamu düzeninden olduğu için yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve hakimce re’sen gözetilir.

    2. Derdestlik tespiti halinde mahkeme ne karar verir?

    Dava şartı yokluğu nedeniyle ikinci davanın usulden reddine karar verir.

  • TCK Madde 105- Cinsel Taciz Suçu Nedir? Cezası Ne Kadardır?

    Kişilerin vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen ancak cinsel amaçlı olarak huzur ve sükûnunu bozacak nitelikteki rahatsız edici davranışlar Cinsel Taciz Suçu olarak düzenlenmiştir.

    Mevzuat Metni

    Madde 105: “(1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılır. (2) Fiilin çocuğa karşı işlenmesi veya posta, iletişim araçları, teşhir suretiyle işlenmesi halinde ceza artırılır.”

    Suçun Tanımı ve Unsurları

    Cinsel taciz suçu, fiziksel bir temas olmaksızın, cinsel amaçlı sözlü, yazılı, hareketli veya dijital yollarla bir kimsenin rahatsız edilmesi ve huzurunun bozulmasıdır.

    Cezası

    • Temel Şekil: Şikayet üzerine 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası.
    • Nitelikli Haller: Çocuğa karşı, hiyerarşik ilişki kötüye kullanılarak, posta veya dijital iletişim araçlarıyla işlenmesi durumunda cezalar artırılır.

    Mecelle ve İslam Hukuku Karşılaştırma

    İslam hukukunda başkalarını rahatsız etmek, gizlice gözetlemek, laf atmak veya ahlaka aykırı söz ve eylemlerde bulunmak yasaklanmış ve tazir cezalarına tabi tutulmuştur. Mecelle’nin 19. maddesindeki “Zarar ve mukabele-bizzarar yoktur” ilkesi, kişilerin huzur ve sükûnunu bozan her türlü eylemin önlenmesini hedefler.

    İlgili diğer cinsel dokunulmazlık suçları için TCK Madde 102 Cinsel Saldırı Suçu içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    • Soru 1: Fiziksel temas olursa bu suç mu oluşur?
      Cevap: Fiziksel temas varsa fiil cinsel taciz değil, cinsel saldırı veya cinsel istismar suçunu oluşturur.
    • Soru 2: Suç şikayete bağlı mıdır?
      Cevap: Evet, temel şekliyle cinsel taciz suçu mağdurun şikayetine bağlıdır.
    • Soru 3: Sosyal medya üzerinden yapılan tacizler cezayı artırır mı?
      Cevap: Evet, posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan istifade edilerek işlenmesi nitelikli hal sayılır.
    • Soru 4: Uzlaşmaya tabi midir?
      Cevap: Cinsel taciz suçları uzlaşma kapsamındadır; tarafların anlaşması mümkündür.
    • Soru 5: Hiyerarşik ilişkinin kötüye kullanılması ne anlama gelir?
      Cevap: İş yerinde amir konumundaki kişinin astına karşı bu suçu işlemesi durumunda ceza artırılır.
  • TCK Madde 104- Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Nedir? Cezası Ne Kadardır?

    Cebir, tehdit veya hile olmaksızın, yaş sınırının altındaki kişilerle rızaya dayalı cinsel ilişkilerin cezalandırıldığı düzenleme Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu olarak yer almaktadır.

    Mevzuat Metni

    Madde 104: “(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, çıktığı yaş sınırını doldurmuş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

    Suçun Tanımı ve Unsurları

    Bu suç, 15 yaşını bitirmiş ancak henüz reşit (18 yaş) olmamış kişilerle cebir, tehdit veya hile olmaksızın cinsel ilişkide bulunulması durumunda oluşur. Fiil tamamen rızaya dayalı olsa bile kanun koyucu belirli yaş sınırının altındaki kişilerin cinsel dokunulmazlığını koruma altına almıştır.

    Cezası

    • Temel Şekil: Şikayet üzerine 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası.
    • Suçun mağdur ile fail arasında evlenme yasağı bulunan kişiler arasında işlenmesi veya koruma yükümlülüğü olan kişiler tarafından gerçekleştirilmesi durumunda cezalar artırılır.

    Mecelle ve İslam Hukuku Karşılaştırma

    İslam hukukunda evlilik ehliyeti ve buluğ çağı kavramları ile bireylerin hukuki tasarruf ehliyetleri düzenlenmiştir. Mecelle ilkelerinde ve fıkıh doktrininde küçüklerin haklarının korunması, velayet yetkileri ve haksız fiil sorumlulukları detaylıca ele alınmıştır. Modern ceza hukukundaki yaş sınırları ve koruma mekanizmaları, kamusal düzenin ve gençlerin istismardan korunmasının bir yansımasıdır.

    İlgili cinsel taciz suçları için TCK Madde 105 Cinsel Taciz Suçu yazımızı inceleyebilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    • Soru 1: Bu suç şikayete bağlı mıdır?
      Cevap: Evet, kanuni düzenleme gereği bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.
    • Soru 2: Yaş farkı cezayı etkiler mi?
      Cevap: Fail ile mağdur arasında yaş farkının az olması veya evlenme engellerinin bulunması durumunda kanuni artırım veya şikayet şartları değişiklik gösterebilir.
    • Soru 3: Uzlaşma hükümleri uygulanabilir mi?
      Cevap: Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu şikayete bağlı olduğu için şartları oluştuğunda uzlaşma kapsamına girebilmektedir.
    • Soru 4: Mağdurun rızası geçerli midir?
      Cevap: Fiil cebirsiz ve rızaya dayalıdır; ancak yaş sınırı altında olduğu için rıza suçu hukuka uygun hale getirmez.
    • Soru 5: Zamanaşımı süresi nedir?
      Cevap: Dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
  • TCK Madde 103- Çocukların Cinsel İstismarı Suçu Nedir? Cezası Ne Kadardır?

    Toplumun en savunmasız kesimi olan çocukların cinsel yönden korunması ve her türlü istismarın önlenmesi amacıyla TCK Madde 103’te düzenlenen Çocukların Cinsel İstismarı Suçu, Türk Ceza Kanunu’ndaki en ağır yaptırımlı suç tiplerindendir. Çocukların irade yeteneği hukuken kabul edilmediğinden rızaları geçerli değildir.

    Mevzuat Metni

    Madde 103: “(1) Çocuğun cinsel istismarı filini işleyen kişi, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on ikiden yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

    Suçun Tanımı ve Yasal Unsurları

    15 yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış cinsel istismar suçunu oluşturur. Çocukların rızası hukuken geçersizdir.

    Cezası

    • Basit Cinsel İstismar: 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası.
    • Nitelikli Cinsel İstismar (Vücuda organ veya cisim sokulması): 12 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası.
    • Suçun birden fazla kişi tarafından, silahla, üstsoy veya bakım ve gözetim yükümlülüğü olan kişiler tarafından işlenmesi halinde cezalar artırılır.

    Mecelle ve İslam Hukuku Karşılaştırma

    İslam hukukunda çocukların korunması, gözetilmesi ve haklarının çiğnenmemesi en temel dini ve ahlaki prensipler arasındadır. Mecelle ve İslam ceza hukukunda çocuklara karşı işlenen her türlü haksız fiil, ahlaksızlık ve saldırı çok şiddetli tazir cezalarıyla karşılanmıştır. Mecelle’nin 26. maddesindeki “Zarar-ı âmı def için zarar-ı has ihtiyar olunur” ve toplumsal ahlakı koruma prensipleri, çocukların dokunulmazlığının ne denli mutlak bir şekilde korunduğunu göstermektedir.

    İlgili reşit olmayanlarla ilgili hükümler için TCK Madde 104 Reşit Olmayanla Cinsel İlişki yazımızı inceleyebilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    • Soru 1: Çocuğun rızası istismar suçunu ortadan kaldırır mı?
      Cevap: Kesinlikle hayır. Kanun gereği 15 yaşını doldurmamış çocukların rızası hukuken geçersizdir.
    • Soru 2: Yaş sınırı kanunda nasıl belirlenmiştir?
      Cevap: 15 yaşını tamamlamamış olanlar ile 15-18 yaş grubunda olup algılama yeteneği gelişmemiş olanlar bu kapsamdadır.
    • Soru 3: Bu suç şikayete bağlı mıdır?
      Cevap: Hayır, re’sen soruşturulan ve kovuşturulan bir suçtur. Şikayetten vazgeçme davanın düşmesini sağlamaz.
    • Soru 4: Suçun faili anne veya baba olursa ceza değişir mi?
      Cevap: Üstsoy, veli, vasi veya bakım ve gözetim yükümlülüğü olan kişiler tarafından işlenmesi halinde verilecek cezalar artırılır.
    • Soru 5: Uzlaşma hükümleri uygulanabilir mi?
      Cevap: Çocukların cinsel istismarı suçunda uzlaşma kesinlikle uygulanmaz.
  • TCK Madde 91- Organ veya Doku Ticareti Suçu Nedir? Cezası Ne Kadardır?

    İnsan bedeninin ve organlarının ticari bir meta haline getirilmesi, para karşılığı alınıp satılması Organ veya Doku Ticareti Suçu olarak en ağır şekilde cezalandırılmaktadır.

    Mevzuat Metni

    Madde 91: “(1) Hukuka aykırı olarak, insan beden ve organlarını, dokularını satan, satın alan, alım satımına aracılık eden veya bu amaçla nakleden kişi, üç yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ceza artırılır.”

    Suçun Tanımı ve Unsurları

    İnsan organ ve dokularının maddi çıkar veya menfaat karşılığı ticaretine konu edilmesi, pazarlanması, aracı olunması veya nakledilmesi bu suçu oluşturur. Beden bütünlüğü ve insan onuru kanunla güvence altına alınmıştır.

    Cezası

    Temel şekliyle organ veya doku ticareti suçunun cezası 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezasıdır. Örgütlü olarak işlenmesi veya suçun sonucunda mağdurun ölümüne neden olunması durumunda cezalar çok daha ağırlaştırılır.

    Mecelle Hükümleri ile Karşılaştırma

    Mecelle’nin 97. maddesindeki “Bila-sebeb-i meşru birinin mâlini bir kimsenin ahz eylemesi caiz olmaz” kuralı ve İslam hukukunun temel düsturları, insan bedeninin ve uzuvlarının satılamaz, ticarete konu yapılamaz kutsal bir emanet olduğunu kabul eder. Beden üzerinde mülkiyet hakkı bulunmadığından organ satışı batıl ve hukuka aykırıdır.

    İlgili diğer vücut dokunulmazlığı suçları için TCK Madde 86 Kasten Yaralama Suçu içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    • Soru 1: Gönüllü organ bağışı organ ticareti sayılır mı?
      Cevap: Kesinlikle hayır; yasal yollarla, karşılıksız ve gönüllü yapılan bağışlar hukuka uygundur. Suç olan kısım ticari menfaat sağlamaktır.
    • Soru 2: Organ ticareti suçunda aracılık edenler cezalandırılır mı?
      Cevap: Evet, alım satımına aracılık edenler de ana fail gibi 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanır.
    • Soru 3: Canlıdan canlıya organ nakli hangi şartlarda suç oluşturmaz?
      Cevap: Akrabalık bağları veya kurul onaylı etik komisyon izinleri çerçevesinde maddi çıkar olmaksızın yapılan nakiller yasaldır.
    • Soru 4: Örgütlü organ ticaretinin cezası nedir?
      Cevap: Suçun suç işlemek amacıyla kurulan bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek cezalar yarı oranından bir katına kadar artırılır.
    • Soru 5: Bu suç şikayete bağlı mıdır?
      Cevap: Hayır, kamu adına re’sen soruşturulan ve kovuşturulan ağır bir suç tipidir.
  • TCK Madde 90- İnsan Üzerinde Deney Suçu Nedir? Cezası Ne Kadardır?

    Bilimsel amaçlar kalkan gösterilerek dahi olsa, insan onurunu ve beden bütünlüğünü hiçe sayan yasadışı tıbbi araştırmalar İnsan Üzerinde Deney Suçu olarak yaptırıma bağlanmıştır.

    Mevzuat Metni

    Madde 90: “(1) Bilimsel bir amaçla, bir insan üzerinde tıbbi bir deney veya araştırma yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçun işlenebilmesi için kanuni şartlara, etik kurul onayına ve aydınlatılmış onama uyulması zorunludur.”

    Suçun Tanımı ve Unsurları

    İnsanlar üzerinde rızaya dayanmayan, etik kurul onayı bulunmayan veya yasalara aykırı şekillerde gerçekleştirilen her türlü tıbbi deney, araştırma ve test faaliyeti bu suçun konusunu oluşturur.

    Cezası

    Temel şekliyle bu suçu işleyenler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Deney sonucunda mağdurun sağlığının kalıcı olarak bozulması halinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hükümleri uygulanır.

    Mecelle Hükümleri ile Karşılaştırma

    Mecelle’nin 58. maddesindeki “Raiyye yani tebe’a üzerine tasarruf maslahata menuttur” ilkesi, yöneticilerin ve yetkililerin vatandaşlar üzerinde yapacağı her türlü tasarrufun kamu yararına ve maslahata uygun olmasını emreder. İnsan bedeninin rızasız ve zararlı deneylere alet edilmesi İslam hukukundaki kerâmet-i insâniye (insan onuru) prensibine de tamamen aykırıdır.

    İlgili organ ticareti suçları için TCK Madde 91 Organ veya Doku Ticareti Suçu yazımıza bakabilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    • Soru 1: Aydınlatılmış onam nedir?
      Cevap: Deneye katılacak kişinin olası riskler konusunda eksiksiz bilgilendirilerek kendi özgür iradesiyle yazılı rıza vermesidir.
    • Soru 2: Rıza varlığında suç ortadan kalkar mı?
      Cevap: Yasal şartlar ve etik kurul onayı yoksa, mağdurun rızası tek başına suçu hukuka uygun hale getirmez.
    • Soru 3: Etik kurul onayı neden zorunludur?
      Cevap: Bilimsel çalışmaların insan haklarına ve tıp etiğine uygunluğunu denetlemek için şarttır.
    • Soru 4: Deney sonucunda ölüm olursa ne olur?
      Cevap: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümleri uygulanarak cezalar katlanarak artırılır.
    • Soru 5: Bu suç şikayete bağlı mıdır?
      Cevap: Hayır, re’sen soruşturulan bir suç tipidir.