Dürüstlük kuralı (objektif iyi niyet), özel hukukta ve genel hukuk teorisinde, “herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüst, makul, namuslu ve orta zekalı bir insanın davranması gerektiği gibi hareket etmesi zorunluluğunu” ifade eden anayasal çatı ilkedir.
TMK m. 2 Uyarınca Dürüstlük Kuralı
Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “hakların kullanılmasında ve borçların yerine getirilmesinde uyulması zorunlu olan dürüstlük esası” olarak tanımlanır. TMK m. 2/2 gereğince, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
TDV İslâm Ansiklopedisi ‘sözünde durma’ ve ‘doğruluk’ maddelerinde açıklandığı üzere; fıkıh doktrininde dürüstlük ve iyiniyet akitlerin ruhunu teşkil eder.
Edebi Eserlerde Dürüstlük Kuralı
Ahlaki ve hukuki dürüstlük edebiyatımızda şöyle geçer:
“Kanun maddelerinin ötesinde, insan ilişkilerini ayakta tutan asıl ilke, **dürüstlük kuralı** gereğince verilen söze sadık kalmaktı.”
— Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban
İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar
Borçların yerine getirilmesinde Akdin İfası dürüstlük kuralına uygun olmalıdır. Sözleşmeye bağlılık Ahde Vefa kuralıyla uyumludur.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Dürüstlük kuralı ile subjektif iyi niyet arasındaki fark nedir?
Dürüstlük kuralı hakların kullanımındaki objektif davranışı ifade eder; subjektif iyiniyet ise bir hakkın kazanılmasındaki engeli bilmemeyi ifade eder.
2. Hakkın kötüye kullanılması yasağı nedir?
Bir hakkın dürüstlük kuralına aykırı olarak başkasına zarar verecek şekilde kullanılması durumudur ve kanunen korunmaz.

Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.