Gecikme faizi (temerrüt faizi), borçlar hukukunda, vergi hukukunda ve ticari ilişkilerde, borçlunun ödeme zamanı gelmiş (muaccel) para borcunu zamanında ifa etmemesi (temerrüde düşmesi) nedeniyle alacaklıya ödemek zorunda kaldığı medeni tazminattır.
Gecikme Faizinin Hukuki ve Mali Yapısı
Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçludan alınan yasal tazminat” şeklinde açıklanır. Vergi hukukunda ise 6183 sayılı Kanun uyarınca amme alacağının vadesinde ödenmemesi halinde gecikme zammı/faizi uygulanır.
TDV İslâm Ansiklopedisi borç ve temerrüt maddelerinde belirtildiği üzere; borçlunun haksız borç ertelemesi (matl) durumunda alacaklının enflasyonist zararının tazmin edilmesi gerekliliği fıkhi tartışmaların merkezindedir.
TBK m. 120 ve 3095 Sayılı Kanun
Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesi ile 3095 sayılı Kanun gereğince, uygulanacak yıllık gecikme faizi oranı yasal oranları geçemez; sözleşmeyle kararlaştırılacak oran ise yasal faiz oranının en fazla %100 fazlası olabilir.
Edebi Eserlerde Gecikme Faizi Kavramı
Geciken borçlar ve faiz yükü edebiyatımızda şöyle geçer:
“Borcun vadesi geçtikçe katlanan o **gecikme faizi**, anaparayı aşarak tüccarın belini büken devasa bir külfete dönüştü.”
— Ömer Seyfettin, Efruz Bey
İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar
Genel nema esasları Faiz maddesinde düzenlenir. Borcun istenebilir olması borcun Muaccel kılınmasıyla mümkündür. Taraflar Alacaklı ve borçlu olarak ilişkilenir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Gecikme faizi ne zaman işlemeye başlar?
Kural olarak borçlunun ihtar ile veya sözleşmede belirlenen vadenin dolmasıyla temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren başlar.
2. Gecikme faizi istemek için zarar uğramış olmak şart mıdır?
Hayır, alacaklı zarara uğradığını ispat etmek zorunda olmaksızın temerrüt (gecikme) faizini talep edebilir.
