Abes Nedir? Neye Denir?

Abes kavramı, lügatte “akla ve mantığa aykırı, yersiz, faydasız ve amaçsız eylem” olarak tanımlanır. Hukuk felsefesi ve genel hukuk teorisinde ise bu terim, kanun koyucunun anlamsız, çelişkili veya pratikte hiçbir hukuki menfaat doğurmayacak kurallar koymayacağı varsayımını ifade eden “kanun koyucunun abesle iştigal etmemesi” ilkesine dayanır. Normatif bir düzen olan hukuk, mantıksal bir tutarlılık ve toplumsal bir fayda üzerine inşa edildiğinden, işlevsiz normlar hukuk düzleminde karşılık bulmaz.

Kavramsal ve Metodolojik Boyut

Hukuk metodolojisinde, bir yasa maddesi veya sözleşme hükmü yorumlanırken tarafların ya da kanun koyucunun anlamsız bir sonuca ulaşmayı hedeflediği kabul edilemez. Eğer bir hüküm ilk bakışta mantıksız görünüyorsa, yorum yöntemiyle ona makul ve hukuki bir fayda üretecek bir anlam yüklenir. Örneğin; sözleşmelerlerde yer alan şartların imkânsız veya amaca hizmet etmeyen nitelikte olması durumunda, bu şartlar geçersiz sayılır veya hiç yazılmamış kabul edilir. Benzer şekilde, usul hukukunda tarafların mahkemeyi oyalayıcı, davanın esasına hiçbir katkı sunamayacak delil ikame etme çabaları da yargılama ahlakı ve usul ekonomisi gereğince reddedilir.

Edebi Eserlerde Kavramın Kullanımı ve Analizi

Türk düşünce tarihinde ve edebi eserlerde abes kavramı, adaletin bürokratik çarklar arasında kaybolmasını veya bireyin mantıksız yasal süreçler karşısındaki çaresizliğini tasvir etmek amacıyla sıkça bir alegori olarak kullanılmıştır:

“Duruşma salonunun loş ışığında, saatlerdir tartışılan usul kurallarının davanın hakikatini ortaya çıkarmaktan ne kadar uzak ve adeta **abes** birer formalite olduğunu esefle düşündü.”
Ömer Seyfettin, Efruz Bey

İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

Hukuk kurallarının mantıksal sınırları, bir kişinin borçlarını ifa edemeyecek dereceye gelmesini ifade eden Aciz hali gibi somut maddi gerçekliklerle test edilir. Kanunların uygulanması ve uyuşmazlıkların çözümü amacıyla yürütülen Adli mekanizmalar, kişilerin hak kayıplarını engellemek için çalışır. Hak arama hürriyetini kullanan bireylerin, girdikleri hukuki süreçlerin sonunda nasıl bir Akıbet ile karşılaşacaklarını öngörebilmeleri ise hukuki belirlilik ilkesinin temel bir gereğidir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir