Duruşma, usul hukukunda, mahkemenin tarafları, vekilleri, tanıkları ve bilirkişileri yüz yüze dinlemek, delilleri tartışmak ve yargılamayı yürütmek üzere gerçekleştirdiği resmi adli oturumdur.
Duruşma Usulü ve İlkelere Etkisi
Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “mahkemede tarafların ve ilgililerin hazır bulunmasıyla yapılan yargılama oturumu” olarak tanımlanır. Duruşmada sözlülük, doğrudan doğruyalık ve aleniyet ilkeleri geçerlidir.
TDV İslâm Ansiklopedisi meclis-i kaza maddesinde açıklandığı üzere; kadının tarafları huzuruna toplayarak doğrudan dinlemesi yargılamanın sıhhati için şarttır.
Edebi Eserlerde Duruşma Kavramı
Mahkeme salonlarının gerilimli havası edebiyatımızda şöyle geçer:
“Hâkimin zili çalmasıyla başlayan **duruşma**, salondaki herkesin nefesini tutarak sonucu beklemesine yol açtı.”
— Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu
İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar
Duruşmanın her bir oturumu Celse olarak adlandırılır. Yargılama ortamı Çelişmeli Yargılama esasına dayanır. Duruşma takvimi Tensip zaptıyla çizilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Duruşmaya katılmamak davayı nasıl etkiler?
Hukuk davalarında mazeretsiz katılmayan tarafın yokluğunda duruşmaya devam edilir; ceza davalarında ise sanık hakkında zorla getirme çıkarılabilir.
2. Duruşma tutanağı ne anlama gelir?
Duruşmada yapılan tüm beyan ve adli işlemlerin zabıt kâtibi tarafından yazıya döküldüğü resmi ispat belgesidir.
